12 Eylül 2018 Çarşamba

İzlanda Rehberi



Yıllardır hayalini kurduğum, iki kere niyetlenip, bir seferinde biletin ilk ayağını yaktığım, kuzey sevdamı maalesef noktalamak zorunda kaldığım  İzlanda'dan taze döndüm. EUR ve USD'nin TL karşısında bu kadar şaha kalkacağını bilseydim bu geziyi yapmazdım ama tee Aralık 2017 yılında uçak biletini ve araç kiralamayı halledince bu seyahatten vazgeçmek için artık çok geçti... Battı balık yan gider diyerek içimde nedense bu geziyi bu sene yapamazsam bir daha hiç yapamayacakmışım hissi de olduğu için bu seyahati planladım.

Gelelim İzlanda hakkında biraz sizleri bilgilendirmeye... Gitmeden önce neler yapmanız gerektiğine ve oraya gidildiğinde neler yapmalıyız adlı yazıya...

İzlanda'ya Ulaşım

İzlanda'ya Türkiye üzerinden direk olarak uçuş yok. İlla ki bir aktarma ile gitmeniz gerekiyor. Uygun aktarma olan ülkeler ağırlıklı olarak Norveç, Danimarka, İsveç,Almanya  bir de diğer yandan İngiltere var. İngiltere vizeniz yoksa bu dertle hiç uğraşmadan diğer ülkelerin opsyionlarına yönelebilirsiniz.

Ben bir kaç ay bilet kovalayarak en sonunda  İST-Kiev-Kopenhag olmak üzere iki aktarmalı uçak biletimi Ukrayna Havayolları üzerinden satın aldım. Sonrasında ise Kopenhag-İzlanda arasını Icelandair Havayollarından satın aldım.  Danimarka'ya daha önceden gitmediğim için 2 günümü de orada geçirmek istedim. O yüzden aktarma saatlerini biraz uzun tutarak biletimi Aralık ayında Temmuz 2018 ayı için 1.400 TL'ye satın aldım. Aynı bilet kur farkları nedeni ile seyahat öncesi epey pahalı idi.  Danimarka'dan İzlanda yaklaşık 3 saat sürüyor. Kuzeyin en ucundaki Avrupa ülkesine gidiyorsunuz, heyecanlanmıyor değil insan :)

Dip not: İzlanda'ya Haziran-Ağustos arası gitmeyi düşünüyorsanız en popüler dönemi olduğu için her şey pahalı. Kış mevsiminde gidecekseniz uçak bileti ve araç kiralama fiyatlarının yaz aylarına göre epey düşük olacağını göreceksiniz. Ama kış mevsiminin bir çok dezavantajı var gezmek açısından. Bunu da göz ardı etmeyin.

İzlanda bizden 3 saat geri yaz aylarında. Güneş, Ağustos ayında  22.30 gibi kararıp, 04.30 gibi aydınlanıyor. Haziran ve Temmuz aylarında giderseniz  günler daha uzun olacaktır.

Shengen vizeniz varsa İzlanda'ya rahatlıkla gidebilirsiniz. Yoksa İzlanda için VSF Global adlı aracı firmaya başvurmanız gerekiyor.

İzlanda nasıl gezilmeli?

1. yöntem: Araç Kiralama

Öncelikle 2-4 kişi arasında bir topluluk iseniz kesinlikle araba kiralamanızı öneririm. Böylece yol masrafları ne kadar bölünürse o kadar iyi olur. İzlanda diğer Avrupa ülkelerinden oldukça pahalı ve de coğrafi özellikleri nedeni ile bir takım farklı uygulamaları olduğu için her şey oldukça pahalı. Araç kiralama, sigorta seçenekleri, benzin vs... her şey bir Avrupa ülkesine göre 2-3 tık daha yüksek.

Kısacası iki  ve daha fazla kişi iseniz araç kiralamak en iyi çözüm olacaktır.

Araç kiralamayı  ne kadar önceden hallederseniz, o kadar maliyet düşecektir. İzlanda'da çok çeşitli araçlar kiralanabiliyor. Maliyetler ise Ortalama yaz aylarında şöyle:

a- Bildiğimiz ufak tipli binek araçlar: günlük150 TL'den başlıyor.
b- B sınıfı denilen biraz daha konforlu, sedan araçlar günlük 200-250 TL.
c- Camper denilen minivan tarzı araçlar İzlanda'da çok yaygın. Bunların arka tarafında iki kişilik yatak ve eşyaları düzenleyici organizerler mevcut. Oteller çok pahalı olduğu için arabada konaklayarak gezmek isteyen ve konfor arayanlar için ideal. Fiyatlar ise 400-450 TL'den başlıyor günlük olarak.
d-F türü yollarda seyahat edecekseniz (aşağıda bahsediyorum) 4X4 araçlar. Bunların fiyatları ise çok değişken. Çünkü İzlanda araç çeşitliliği bakımdan çok zengin bir ülke.


Bu arada kur arttıkça maalesef bu fiyatlar değişiyor. Benzin pahalı olduğu için dizel ve mümkünse az yakan bir model seçmenizi tavsiye ederim. Ben bu seçimde biraz hata ettim. Otomatik ama benzinli çekiç gücü yüksek bir araba aldım ve maalesef benzin masrafımız çok oldu. Ülkede benzin şu an 2,1 USD civarında olduğu için her kuruş çok değerli oluyor :(


Araç kiralarken bir de sigorta konusu var. İzlanda'da bu bir handikap. Ben biraz kiralama firmalarını araştırdım. Öncelikle bir sigorta satın almayacaksanız sizden 500- 2000 EUR arası kadar kredi kartınıza bloke koymak istiyorlar. Bunun sakat yanı şu. Oldu da araca ufak bir şey oldu. Çizildi, geldi biri çarptı. Ne bileyim çoğu yol taşlı İzlanda'da. Araba ile giderken lastikten seken taş geldi araba camını çatlattı. Arabayı teslim edip, ülkenize döndükten sonra kredi kartınızda 1-2 hafta sonra astronomik rakamlar  çekildiğini görebilirsiniz. Bunu yapan firmalar çokmuş maalesef. Ben bu riski alamayacağım için full sigorta yaptırdım. En azından kafam rahat, bir tek teker patlarsa masraf olacağını biliyordum. Neyse ki sorunsuzca 8 gün arabayı kullandım ve bir şey gelmedi başımıza.

Araç kiralarken şuna dikkat edin. İzlanda'da yollar ikiye ayrılıyor. Birincisi normal binek araçlarla gidebildiğiniz yollar. Yer yer asfalt, taşlı, hafif toprak-taş karışımı yollar. Bunlarda sorunsuzca gidebilirsiniz. Bir de F yol denilen ve yollarda F olarak belirtilen sadece arazi tipi 4X4 araçların gidebildiği yollar var. Rotanızı oluşturup araba kiralamanızı öneririm. Bir çok güzel ve de ulaşması meşakkatli yerler maalesef hep F Road. ''Ben binek aracımla giderim ya'' demeyin. Polis sizi o yola girdiğinizde görürse direk ceza yazıyor. Zaten F yolların çoğunda yol yok. Ya kumdan ya da her yeri taş olan arazide gidiyorsunuz. Ya da yolları nehirler kesiyor, suyun içerisinden gitmek zorundasınız. Normal binek araçla suyun içinde kalabilirsiniz. Aracınız saplandığında zaten yapacak bir şeyiniz olmayacak, geçmiş olsun :) İzlanda kuralları bu konuda oldukça katı.

Yollar ücretli değil İzlanda'da. Bir kaç köprü-tünel geçidi sadece ücretli. Onların da peşin ödeme gişesi var, merak etmeyin.

2. yöntem: Tur ile gitmek

Eğer tek kişi iseniz bence iki seçeneğiniz var. Ya oradan tur satın alacaksınız artık kaç gün gidiyorsanız. Ya da otostop çekerek ülkeyi gezeceksiniz. Açıkçası gezerken otostop çeken çok vardı ama hava koşulları çok zorlayıcı. O yüzden bu seçeneği düşünüyorsanız iyice düşünmenizi öneririm. Saatlerce yollarda bekleyebilirsiniz.

Tur satın almaya gelirsek neden tur diyorum çünkü ülkede gezilecek yerlerin hepsi şehir merkezi dışında olan ve araba ile gidilecek yerler. Zaten İzlanda şehirleri oldukça ufak ve açıkçası görülecek bir şeyleri yok. Uğrandığında şöyle 5-10 dk yürüyerek bitebilecek şehirler başkent Reykjavik hariç. Kendiniz otobüsle bir şehirden diğer şehre gittiğinizde bile yine günlük turlara ihtiyacınız olacak. Tur fiyatlarının ne kadar olduğunu bilmiyorum ama gezi planı yaparken 1 haftalık fotoğraf turlarının satıldığını gördüm. Fiyatlar 1000 küsür USD üzerinde idi. Buna ne dahildir ne değildir bilmiyorum. Bu arada TR'den olan turlar da var ama muhtemelen onlar daha pahalıdır. Fiyatları hiç bilmiyorum.

Rotam çok uzun olduğu için masraflar da biraz kabardı. 8 günde 2700 km yaptık araba ile ve maliyetler aşağıdaki gibi oldu.

Kiraladığım firma ise https://www.icerentalcars.is/ idi. Bilinen global kiralama şirketlerien göre fiyatları epey uygundu. Filosu ise oldukça büyük.


Araç Kiralama 2.200 TL/8 gün
Benzin masrafı: 2.000 TL/8 gün
Sigorta: 250 EUR: Yaklaşık 1.500 TL.
Yol Masrafı: 10 USD (Batı'dan Reykavik'e inerken su altından giden tüneli tercih ettik. Yoksa dolaşmak isterseniz, para vermeyebilirsiniz ama bu sefer benzinden gideceğini hesaba katın :) Bunun dışında aman aman paralı yol veya geçişler pek yok.

İzlanda Rota Planlama

İzlanda denilince yapılacak turistik iki rota var.

1-Golden Circle 
Reykjavik'ten hareketle bir günde tamamlayacağınız aşağıdaki rota. Bu rota üzerinde Thingvellir Ulusal Parkı, Gullfoss Şelalesi, meşhur patlayan Geysir, Kerid Krater gölü var. Aşağıdaki haritada bu rota çevresinde gidebileceğiniz farklı doğal ziyaret edilecek alanları da yazmışlar. Ama ana hatları ile esasında 4 şey var bu rotada. İsterseniz İzlanda seyahatinize bu rota ile başlayabilir ya da dönüşte son gün yaparak Reykjavik'e dönebilirsiniz.


2-Ring Road

İzlanda'ya ne kadar zaman ayırmalıyım derseniz hakkı ile 7 gün, F road denilen arazileri de gezi rotasına katarsak 10-15 gün gibi bir süre yeterli olacaktır. Ring road denilen rota aşağıda göreceğiniz üzere tüm ülkeyi baştan başa geziyor oluyorsunuz. Yollarda bol bol şelaleler, dağlar, nehirler, yer yer deniz kıyısı, ıssız ve yer yer sisli dağ yolları, ucu bucağı belli olmayan gökyüzü, terk edilmiş evler, çayır çimenlerde otlayan Atlar, koyunlar, inekler eşliğinde ilerliyorsunuz.Manzaralar enfes!



Ring Road'u çeşitlendirmek size kalmış. İsterseniz biraz daha kuzeye, ıssızlığın adresi olan fjordlara gidebilirsiniz. İsterseniz daha içlere kıvrılarak macera dolu yollarla tanışabilirsiniz. Dediğim gibi uçak bileti aldıktan sonra ilk iş rotayı oluşturmak. Gezilecek çok yer var fakat mesafeler biraz uzun ve de 90 km hız sınırı olunca yol almak günlerinizi alabiliyor. Bu arada rotanın dolu dolu geçeceği yer Reykjavik-Egilsstadir arası. Ondan sonra daha çok ıssızlık ve doğa sizi bekliyor olacak.

Benim rotam ise aşağıdaki gibiydi. Bazı merak ettiğim yerler için birazcık sapmalar yaptım. Sonra baktım her km demek benzin demek, son 2 gün ''biz neden daha yavaş gezmiyoruz, anın tadını çıkarmıyoruz ya'' dedik ve iyice yaydık:) Bir sonraki yazımda gezdiğim noktalara değineceğim.



8 günde bu rotada 2700 km yol giderek, İzlanda'ya doymuş olduk.

İzlanda'ya giderken ne götürmeli?

-Öncelikle bir kredi kartı :) Adamlar her şeyi kredi kartına bağlamış. Çoğu yerde nakit para geçmiyor. Tuvalete bile çoğu yerde kredi kartı ile girebiliyorsunuz. Temassız ödeme ile işlemler hemen 3-4 saniyede hallediliyor.

-İzlanda'nın para birimi İzlanda Kronu. 1 USD 106 ISK civarında idi biz ordayken.  Nakit para olarak USD ile gidebilirsiniz. Orada bir miktar USD bozdurarak biraz ISK yanınızda bulundurabilirsiniz. Konaklama yerleri USD kabul ediyor, para üstü olarak ISK verebiliyor. Tavsiyem çok fazla ISK almayın çoğu şeyi kredi kartı ile halledebiliyorsunuz.

-Ülkede her daim hava kapalı, şiddetli rüzgarlar eşliğinde yazın seyahat edeceksiniz. Bizim bildiğimiz yaz mevsimi orada geçerli değil :) 5 dakikada bir değişen hava durumu olduğu için mutlaka yanınızda yağmurluk, mont, bere, kalın bir polar veya kazak, su geçirmeyen bir bot, bol çorap getirilmeli. Çok üşüyen biriyseniz daha kalın mont, eldiven vs. de getirilebilir. Ben oradayken hava 10-12 derece aralığında idi. Ama sıcaktan bunaldığımı hiç hatırlamıyorum :) Güneş arada çıkıyordu ama 5 dakika sonra bulutlar arasına gizlendiği için sorun olmuyordu, yine üşümeye devam ediyorduk.

-Ülkede her şey pahalı demiştim. Maliyet kalemlerinden birisi de yiyecek olduğu için ben yine
Norveç'te yaptığım gibi 1 koca bavulu yiyecek ve malzemelerle doldurup, İzlanda'ya gittim. İyi ki de öyle yapmışım. Çünkü gittiğimde bir cipsin bile 2 USD olduğunu görünce bavulumdaki bademlere yöneldim hep :) Bavulun başına çok şükür bir şey gelmedi. 17 kg ağırlığında tıka basa dolu olan bavulumla çok güzel 10 gün geçirdim :) Neler götürmeli derseniz hazır nooedle'lar, makarna, hazır çorbalar, çeşitli konserveler, ceviz-fındık-fıstık-badem gibi enerji veren ve tok tutan kuruyemişler, bol vakumlanmış peynir ve zeytin, fıstık ezmesi, ekmek :) Orada en ucuz ekmek bile 2-3 USD arası değişiyor. Bir de yemek yapmak için kamp malzemeleri götürürseniz süper olur. Orada bir tüp aldığınızda her şeyiniz tam olur. Bu arada dip not her markette bir kamp bölümü var. İhtiyacınız olan her malzeme oralarda mevcut. Turistik malzemeler satan yerlerden alırsanız biraz daha pahalı olacaktır.

-Koca bir suluk, katlanabilir şeffaf suluklardan alırsanız, İzlanda'da gördüğünü doğal su kaynaklarından su doldurabilirsiniz. İzlanda'da suya para vermeyin. Hem pahalı hem de dört bir yanı su olduğu için gerek yok. Çeşmelerden de içilebiliyor.Ama bazı yerler direk sıcak su kaynağını kullandığı için sülfür kokabiliyor. İçmeden önce ona dikkat edin.

-Ülkenin haritasını maps.me üzerinden indirip ücretsizce kullanabilirsiniz En ücra köşeleri bile maps.me sayesinde bulduk, hiç adres sormadık.

-Tuvalet kağıdı, rulo kağıt, ıslak mendil. Bunlar önemli. Bizim gibi arabada kalacaksanız özellikle çok önemli :)

-Çadır-Kamp olayına girecekseniz tüm malzemelerini getirebilirsiniz.

-Kendi kahve çayınızı yapmak için Mug şart. Kahve benzin istasyonlarında 2 USD.

Yollar Nasıl?



Yollar genel olarak asfalt, Reykjavik sonrası tek şerit gidiş, tek şerit geliş şeklinde tüm ülkede.  Reykjavik civarı ve şehir içinde ise 2-3 şerit arasında. Asfalt dışında hafif taşlı, topraklı yollar da mevcut. Zaten tek tip yolları yok. Ülkede kaya çok fazla var. O taşları öğütüp yolda kullanılıyorlar.
Yollar ise oldukça ıssızi boş. Göreceğiniz araçların çoğu da turistler tarafından kiralananlar. Bazı kesitrme, dağ yollarından gittik. Dakikalarca araba ile karşılaşmadığımız anlar oldu.

Coğrafi yapıya göre yollar dümdüz de olabiliyor ya da dağları aşarak sürekli bir çıkıp, bir inebiliyorsunuz. Kuzeye giderken sahil kenarına yapılmış yolu kullandık. Sürekli kıvrımla birlikte inip inip, çıktık.




Hız sınırı 90 KM. Şehir içinde ise 50 KM. Şehirlere yaklaşırken radar işaretleri var ama yollarda çok sık değil. Özellikle Reykjavik civarında var radar. Fakat yollarda hız sınırını aştığınızda Polis sizi görürse hemen durdurup ceza kesiyor. Yollarda bir kaç defa şahit olduk. Polis bu konuda acımasız. Bomboş yollar 90 km ile gidilmiyor tabi arada 100-110 km yaptığım oldu ama ortalama 100 km hızla gittim. Bu arada çok hızlı giden çok araç var. Ama siz yine de çok hız yapmayın, polisin nereden çıkacağı belli olmaz.

Konaklamayı nasıl yapsak?

İzlanda'da diğer kanayan yara konaklama fiyatları. Ülke 2008 yılında oldukça sarsıcı bir ekonomik krize maruz kalmıştı, hatırlayanlar vardır. 3 tane bankası batmış, onlarca insan işsiz kalmıştı. Toparlanma  sürecinde gözler İzlanda'ya çevrilmiş, birden Avrupa'nın güzide, gezilecek ülkelerinden bir olma yolunda ilerlemiş. Krizi fırsata çevirerek ülkeyi ziyaret eden turist sayısı da artınca halk turizmden para kazanma yolları aramış ve çareyi evi/çiftliği olanlar konuk evine dönüştürmekte bulmuş.

İzlanda'da hostel kültürü başkent haricinde yok gibi bir şey. Genelde konuk evi veya arazilerde bulunan kütük ev modeli konaklamalar var. 100 EUR'nun altında pek bir seçenek olmadığı için çareyi arabada konaklamada bulduk. İki kişiydik ve daha önceki deneyimlerime göre kalabilirdik. Uyku tulumlarımızı da getirmiştik. Böylelikle 5 gün arabada, 1 gün konuk evinde, 1 gün çiftlik evinde, 1 gün de havalimanında kalarak bütçemizi düşük tutmayı başardık. 

İzlanda'da boş arazi çok ama öyle istediğiniz yere park edip veya çadır kurup kalamıyorsunuz. Yol kenarlarında dinlenmek için park alanları mevcut ama buralarda konaklamak yasak. Polis gördüğünde yine ceza yazıyor. Ayrıca şehir içlerinde de kamp yapmak, arabada kalmak yasak. Anca kuytu köşeler bulacaksınız veya çevrede ev varsa ev sahibinden izin alarak kamp vs. yapacaksınız. Devlet yükselen turist sayısını kontrol altına alabilmek, çevreye fütursuzca davrananları bir yere toplayabilmek adına ücretli kamp alanları yapmış. Buralarda her hizmet var fakat her şey para ile. Otoparka bile para verdiğimiz milli parklar vardı... Bir gece sadece otoparkını kullanacağız diye kişi başı 16 USD isteyen yerler bile oldu. Biz de hafif şehrin dışına çıkarak hep kuytu yollarda bir giriş bulup, arabayı park ederek arabada kaldık. Hiçte bir sorun olmadı... Hah tuvalet olayını nasıl yaptınız diye soruyorsanız, doğa ana kucağını açarak bizi bekliyordu :)



Velhasıl kalabalık iseniz yine ev kiralayarak, kirayı bölüşmenizi tavsiye ederim. Gittiğimde her gece bir yerde kaldığımı ve en az 400 TL verdiğimi  varsayalım, 3200 TL sırf konaklamaya gidecekti...

Konaklama için bir yere 110 USD, bir yere de 97 EUR verdik sadece. Arada yatak yüzü görmek, duş almak, yemek yapmak bizim de hakkımızdı ama değil mi...



Ek olarak araba kiralamada bahsettiğim gibi mini vanlar, camper denilen arkası yatak olan modifiye araçlar var. Onlar bir tık rahatına düşkünler için bulunmaz nimet. Kiralama fiyatları da günlük olarak 150-200 USD civarı değişiyor. 

Şöyle bir siteden de araçları inceleyebilirsiniz: http://www.campervaniceland.com/




Başka bir seçenekte Karavan ile gezmek. Onun maliyetlerine hiç girmeyeyim...

Yeme&İçme nasıl?

Kuzey ülkelerinin mutfağı ağırlıklı olarak balık çeşitlerinden ibaret olduğu için çok merak etmemekle birlikte gitmeden önce de yine bir araştırdım. İzlanda'da da bol çeşit balık var. Salamura, kurutulmuş versiyonları ile geniş. Ama restoranlar oldukça el yaktığı için gidipte bir yerde oturup yemek yemedik. 
Ülkede hemen hemen her şey ithal olduğu için marketleri gezerken gözlerim fal taşı gibi açılıyordu. Az çok fiyatlar hakkında bilgi vermem gerekirse:

Su: 2-4 USD arasında (0,33 ml) (Doğal kaynaklar her yerde olduğu için suya hiç para vermedik)
Kahve: Benzincilerde 2 USD, kafede oturursanız 5-7 USD arasında.
Kola: 2 USD
Benzin: Litresi 2-2,5 USD bandında.
Meyve: Çok değişken ama aşırı pahalı. Karpuzun 30 USD'ye satıldığını gördüm.
Cips: 2 USD
Bira: 2-3 USD market fiyatı, aynı bira bir kafe/barda 10-15 USD arasında.
Somon: Market fiyatı 2 fileto için 15-20 USD.
Ekmek: 2-6 USD arasında değişiyor.

Yemek fiyatlarına hiç değinmek bile istemiyorum. Başkent Reykjavik'te restoranların önlerinden geçerken menülerini inceledim ve şöyle orta karar bir restorana gidip 2 çeşit yemek+içecek söylediğinizde kişi başı 50-60 USD'ye çıkıyorsunuz.
Yemek olarak en ucuz şey Amerikalılardan kalan Hotdog. O da sokak yemeği olarak geçiyor ve fiyatı 4 USD.
Kendi yemeğimizi kendimiz yaptık.

Kısacası markete girdiğinizde 2 USD altına bir tek sakız olduğunu göreceksiniz. Siz siz olun gelin beni dinleyin. Türkiye'den alışveriş yaparak ne ihtiyacınız varsa oraya götürün. Orada tabi ki bir şeylere ihtiyacınız oluyor ama en azından maliyeti epey düşürmüş oluyorsunuz bir bavulla gittiğinizde. Bakın biz bir bavul yiyeceğe TR'de 300 TL harcadık. İzlanda'da gerçekten ufak bir market alışverişi için ise 500 TL! (Domates, ekmek, bir kaç sos, bira, Somon, Kamp için tüp )
Son olarak maliyetleri kabaca toparlarsam aşağıdaki gibi bir tablo çıkıyor. Kabaca 6.000 TL'ye kişi başı mal olduğunu söyleyebilirim.







Şu ana kadar gittiğim en pahalı ülke olmasına rağmen değdi mi değdi diyebilirim. Memleket çok güzel ama oldukça soğuk. Benim için bir Norveç değildi ama bu seyahatin bana öğrettiği çok güzel şeyler olmadı değil. İzlanda'da yolda olmak güzel bir histi. Issızlığın ortasında o görkemli doğa karşısında aslında ne kadar çaresiz olabileceğini hissettirmesi bile yeter. Çok çok ıssız. Moğolistan'ın Avrupa versiyonu diyebilirim çok rahatlıkla. Yollarda geçireceğiniz günlerde insandan çok at, inek ve koyun göreceğinize emin olabilirsiniz. İnsanın kendi ile baş başa kalması gereken zamanlar için bu seyahat oldukça yerinde bir karar olacaktır.

Kurlar böyle giderse buralar gitmek artık zor gibi ama çok çok istiyorsanız da harcamalardan kısılarak bu seyahati gerçekleştirmemeniz için hiç bir sebep yok!


Son olarak bir kaç tüyo vermek isterim;

-Alkolsüz yapamam ben diyoranız İzlanda'da inince duty free'ye girerek alkol stoğu yapabilirsiniz. İzlanda içerisinde alkol Vinbudin adlı alkol satan dükkanlarda satılıyor. 2-3 USD arası şişe fiyatları değişiyor.

-Blue Lagoon girişine  55 EUR vereceğinize bir sonraki yazımda da bahsedeceğim  ücretsiz doğal termal göl ve nehirlere gidin. Burası tam bir turist kazığı.

-Restoran ve barlara girmekten kaçının, el ve de cep yakabilir!

-Gitmeden önce çevrimdışı haritaları indirin ve mutlaka gideceğiniz yolların durumuna bakın. Yollar bakımda olabiliyor ve kapanmış bir yol için kilometrelerce boşa gitmeyin!

-Son olarak konfor alanınızın dışına gerçekten çıkın :)

4 yorum:

  1. Elinize sağlık çok bilgilendirici bir yazı olmuş. 21-26 Agustosta tur ile kişi başı 2000 avroya mal ettiğimiz Norveç turundan sonra anlıyorum ki çok ekonomik gezmişsiniz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Teşekkür ederim. Her zaman kendi yaptığınız geziler turdan daha ekonomik olur :)

      Sil
  2. İzlanda'nın her ayrıntısı merak ediyorum, henüz keşfetme şansı yaratmadım. Paylaşımınız benim için rota görevi üstlenecektir, teşekkür ederim. Yorumlarımı okumak isterseniz, beklerim.
    https://forestofnoreturn.blogspot.com

    YanıtlaSil
  3. Merhaba,
    Teşekkürler.İlk fırsatta bakacağım :)

    YanıtlaSil