4 Kasım 2016 Cuma

Bilinmeyen İran

Evet İran'a sonunda gidebildim. Hem de 3 senedir ''Acaba tek başıma gidebilir miyim, kadın başıma gitsem başıma bir şey gelir mi, korkuyorum galiba'' iç sesleri ile bu sene zincirlerimi kırdım ve çok görmek istediğim İran'a bir kız arkadaşımla gittim.

Kurban Bayramının 1 hafta tatil olacak olması nedeniyle biz de kendi izinlerimizden bir hafta katarak İran'ı şöylece bir güzel gezelim dedik. Rehber kitaplar, okunacak bir sürü siyasi, dini, kültürel, fotoğraf içerikli kitap alarak planımızı oluşturduk ve 12 gün boyunca zamanımızın yettiği kadarıyla İran'ı gezdik. Genel olarak İran'da ne yaptık, ne ettik, nelerle karşılaştık, ne gibi ön yargılarımız vardı ve neleri kırdık onlardan bahsetmek istiyorum bu yazıda.


Neden İran?

Bu soru bana oldukça soruldu arkadaşlarım, çevrem, tanıdıklarım tarafından. Neden klasik bir Avrupa rotası değil de İran! Çünkü beni çeken bir kültüre sahip. Yıllardır izlediğim sineması ile, dinlediğim müzikleri ile beni kendine çeken bu medeniyet, çok yakın tarihte geçirdiği devrimle de kendini iyice merak ettiriyor bir yandan da beni ürkütüyordu. Takip ettiğim sayısız İranlı fotoğafçılar nedeni ile de o sokakları iyice merak ediyor, kafamdaki fotoğrafları çekmek, ordaki hayatı görmek için can atıyordum. İşte gitme nedenim bu.

İran'a ilk adım

İran bizden 90 gün kadar kalış için vize istemiyor. Pasaportunuzla İran'a rahatça gidebilirsiniz. Tek bildiğim şey daha önce pasaportunda İsrail damgası olanlara epey sorun çıkardıkları.

İran'a Ulaşım:

İran'a kara ve havayolu ile ulaşım TR'den mümkün. En çok tercih edileni ağırlıklı olarak doğu illerinden özellikle Van'dan Tebriz'e otobüslerle gitmek. Bu bizim yolumuzu uzatacağı ve zamanımızın az olması nedeniyle tercih etmeyeceğimiz bir yöntemdi. O yüzden baştan itibaren havayolu ile gitmeyi düşünüyorduk.

İstanbul'dan Pegasus'un, THY'nin direk uçuşları var fakat benim normlarıma göre oldukça yüksek fiyatlardaydı. Ben de skyscanner sitesinden fiyat alarmı kurup gitmek istediğim tarihlerdeki bilet fiyatlarını izlemeye başladım. Sonunda Nisan ayında Azerbaycan'a ait AZAL havayollarının kampanyası ile minimum 700-800 TL olan Tahran bilet fiyatlarını 300 TL olarak gördüm ve tereddütsüz aldım. Benim aldığım bilet Bakü aktarmalıydı ve giderken 1 günde dönerken ise gece yola çıkacağım için 6-7 saat sürecek bir yolculuktu. Bilet fiyatı ucuz olunca 320 TL'ye aldım.

İst Atatürk->Bakü>Tahran şeklinde olan rotada Bakü'de transit yolcu olsanız dahil 10 USD 90 günlük olan vizeye tabisiniz ve bu hemen havalimanı kapısında bir form doldurularak alınıyor.

Ve sabah başlayan yolculuğum gece 24.30'da Tahran'da sona erdi. Sorgusuz, sualsiz gümrük polisinden de geçtim ve artık hayalimdeki ülkedeydim.


İran'da Ulaşım

Şehirlerarası yolculukta en çok tercih edilen yöntem otobüs. Gece yolculuğu yapacaksanız özellikle uzun mesafede tercih edilen VIP otobüsler var. Hafif yatak olacak kıvamda. Mesafeler sizin gözünüzü korkutuyorsa uçakta kullanabilirsiniz. İran'ın bir çok şehrinde havalimanı var. İran'da otobüsle seyahat edecekseniz mutlaka bir gün önceden kaldığınız otelden veya acentalardan otobüs firmalarına rezervasyon yaptırın. Gittiğinizde bilet bulamayabilirsiniz ve planlarınız alt üst olmasın.

Bazı şehirler arası yolculuklarda tren tercih ediliyor. Biz bir kere denemek istedik ama zamanı uyduramadık.

İran'da benzin oldukça ucuz bildiğiniz üzere petrol ülkesi. Bizim ülkemizde 200 küsür TL'lere dolan depo orada 30-40 TL'ye doluyor. O yüzden taksiler esasında oldukça ucuz. Hele gaz kullanıyorsa taksi sudan ucuz. Deposu 10 TL'ye doluyor. Mutlaka taksicilerle binmeden önce pazarlık edin. Kendi halkını 100.000 Riyal'e götürdüğü yer için size 400.000 Riyal diyebilir. O yüzden her zaman ne fiyat söylüyorsa epey düşüğünü söyleyin, kabul edeceklerdir. Biz şehirler içinde çok fazla taksi kullandık açıkçası. Belediye otobüsleri hep farsça olduğu için ve halkta ingilizce bilmediği için sıkntı çekmeyelim diye bir kaç bölge haricinde hep taksi kullandık.

İran'da çok fazla otomobil mevcut. İran'a özgü epey otomobil markası da var. Otomobil ucuz, benzin de ucuz olunca herkeste araba var. Arabaların çoğu eski ve çevreye zarar veren araçlar. O yüzden çevre kirliliği oldukça fazla İran'da.

Tahran'da metro var. Her tarafa  tek biletle gidebiliyorsunuz. Biz epey metro kullandık Tahran'da. İlk iki ve son iki vagon kadınlara ait. Diğer vagonlar karışık ama o kadar kalabalık ki nefes almak bile zor olduğu için kadınsanız,  kadınlara ait vagonları kullanmanızı tavsiye ederim.

Otobüslerde de durum farklı değil. Tahran'da herkes önden binip, öne kadınlar arkaya erkekler oturuyor. Ufak şehirlerde ise sadece kadınlar için otobüsler olduğu gibi, önden erkeklerin, arkadan kadınların bindiği otobüslerde gördüm. Orta kapı itibari ile otobüsler ikiye ayrılmıştı.


İran'da Kadın gezgin olmak;


Bu konunun üzerine saatlerce konuşabilirim. Gitmeden önce çok kaygılarım vardı. Oraya gidince hepsinin yersiz olduğunu anladım.

Öncelikle şunu söylemeliyim ki korkulacak hiç bir şey yokmuş! Senin benim gibi ülkede oldukça fazla turist var. Zaten her yer kadınlarla dolu. En fazla sizi, yabancı olduğunuz için dikkatle inceliyorlar o kadar. Erkekler de bazen tanışma amaçlı gelip  sohbet etmek istiyor, fotoğraf çekmek istiyor.Yani taciz boyutunda herhangi bir şey olmuyor. Siz istemediğinizi söylerseniz de mahçup olup geri çekiliyorlar.

İran'a ayak basmadan önce örtünmeniz gerektiği uyarısı uçakta başlıyor. Herkes kafasına bir şal/başörtü, üzerine de uzun bir şey giyiyor. Genel olarak turistler biraz daha rahat bu konuda. Hatlarınızı örten bir tunik veya uzun bir hırka yeterli esasında. Ahlak polisleri geziniyor sokaklarda ama hiçte uyarı alan görmedim.



İran'da gezmeye başladığınızda aslında kafanızdaki önyargıların yersiz olduğunu görecekseniz. Çok renkli giyinen kadınlar var. Tabi bir yandan çarşaflı olan kadınlar da bir hayli fazla. Kadınlar Tahran'da daha modern. Saçlarının neredeyse yarısı açık şekilde başörtüsü takıyorlar ve havalı şekilde rengarenk giyiniyorlar. Saçların ön tarafları genelde yapılı oluyor. İran kadınları kozmetiğe, estetiğe oldukça düşkün. Neredeyse burnu, kaşı veya dudakları yapılı olmayan kadın yok. Özellikle Tahran'da bol estetikli ve makyajlı hatunları göreceksiniz. Markete bile 20 kg makyaj yaparak gidiyorlar.






Tahran'dan diğer bölgelere doğru gittikçe muhafazakarlık oranı da artıyor. Kadınları daha çok siyah çarşaflar içinde görebiliyorsunuz. Bazı dini şehirlerde (mesela Qom gibi) hemen hemen herkes çarşaflar içinde.

Kadınlar rahatlıkla gece bile dışarı çıkabiliyorlar. Kadın kadına gecenin bilmem kaçında bile gezen, kadın başına taksiye binebiliyorlar.

Kadınlar araba kullanıyor aktif şekilde. Yani bir Suudi Arabistan değil. İsfahan'da kadın taksici bile gördüm.

Kadınların çalışma oranı da oldukça yüksek. Gittiğiniz bir çok mekanda kadın çalışan görebilirsiniz. Zaten ülkede oldukça fazla üniversite var ve gençler genel olarak kültürlü.

Bir kadın olarak İran'ı gezmek oldukça rahat ve keyifliydi. Turist olduğumuz belli olduğu için bazen çok fazla ilgiye maruz kaldığımız yadsınamaz ama açıkçası bir kez bile tedirgin olduğumuz bir durum söz konusu olmadı. Dediğim gibi turistlerle gelip tanışıp, fotoğraf çektirmek isteyen oluyor sadece. Türkiye'den oldukça güvenli olduğunu söyleyebilirim.



İran'da para birimi

Gelelim en karışık mevzuya.

İran'da resmi olan para birimi Riyal. Yani bol sıfırlı. Ama halk arasında bir sıfır atılan versiyonu Toman yani Tümen kullanılıyor. Kullanılan para aynı sadece siz bir şeyin fiyatını sorduğunuzda satıcı toman olarak cevaplıyor ama verdiğiniz para Riyal oluyor şöyle ki bir su alacaksanız fiyatı 1.000 toman diyor satıcı. Elinizdeki paraya baktığınızda 10.000 Riyal veriyorsunuz. Biz bu duruma iki günde anca alıştık :D


Burdan USD ile gitmeniz mantıklı. Büyük şehirlerde kuyumcularda veya çarşı içinde olan dövizcilerde bozdurabilirsiniz. Bazen çarşılarda karaborsacılar da olmuyor değil.

Önemli bir not vereyim. Hiç bir şekilde kredi kartı veya ATM kartı İranda geçerli değil. Çünkü ambargo var ve dünya bankaları ile anlaşmalı değiller. O yüzden bu durumu göz önünde bulundurarak ne kadar harcayabileceğinizi kestirip yanınıza nakit döviz alarak gidin. Orada hiç bir şekilde kartlarınız geçerli değil. Kendi halkı ise banka kartı kullanıyor, kredi kartının bile geçen ay hizmete yavaş yavaş gireceği duyuruldu.

Rota Önerisi

İran'da hiç bir şey için acele etmenize gerek yok. Çok önceden ince planlar yapmaya da gerek yok. Gitmeden önce kabaca bir plan oluşturursanız gittiğinizde hep bir sonraki gününüzü planlayarak rotanızı oluşturabilirsiniz. İran büyük bir ülke. Yollar çok iyi durumda olmadığı için mesafeleri de göz önünde bulundurarak planlarınızı yol durumuna göre yapın mutlaka.

Genel olarak tercih edilen rota Tahran-Qom-Kashan-İsfahan-Yezd-Şiraz rotası.

Bizim rotamız ise şu şekilde idi;



Konaklama

İran'da oldukça fazla otel, hostel, konuk evi mevcut. Her ihtiyaca göre konaklama şekli var. Henüz hizmet sektörü çok gelişmemiş o yüzden büyük beklentiler içine girmeyin. Yalnızca otellerin veya hostellerin İran ekonomisine göre oldukça pahalı olduğunu söyleyebilirim. Hostellerde kalabalık odalarda kalma fiyatı 10-15 USD/EUR arası değişiyor. Özel odada kalmak isterseniz fiyat 25-30 USD'lere çıkıyor minimum. Orta karar bir yerde kalacaksanız 50-60 USD civarında gecelik fiyatlar. Daha lüks bir şeyler arıyorsanız 100 USD'den fiyatlar başlıyor.


Couchsurfing diye bir sistem var Dünya çapında kullanılan. Başka yazılarımda bahsetmiştim. Ücretsiz olarak insanların evinde konaklayabildiğiniz ve kültür alış verişi yapabildiğiniz bir platform. İran kapalı bir ülke olduğu için bir şekilde bu sistem keşfedilmiş ve halk tarafından aktif şekilde couchsurfing kullanılıyor. Ben referansları iyi olan kişilerle yazıştım ve 5 gece couchsurften bulduğum insanların evinde kaldım. Tahran en geniş kitleye sahip şehir. Diğer şehirlerde daha az kullanılıyor.


Tahran'da kaldığım CS üyesi tanıştıklarımız ve evinde kaldıklarımız arasında en iyisi ve en iyi anlaştığımız kişi oldu. İran halkının misafirperverliğini  gitmeden önce çok duymuştum ve ziyadesiyle bize bunu gösterdikleri için Amir ve Emin'e çok teşekkür ediyorum. Güzel bir dostluk başlangıcı oldu aramızda. İran'dan döneli iki ay olmasına rağmen arada mesajlaşıyoruz ve  birbirimizi merak ediyoruz:)

İran Halkı

İran halkı inanılmaz misafirperver ve hatta bazen abartıyorlar. Sokakta yürürken gelip sizinle konuşuyorlar, fotoğraf çekerken gülümsüyorlar ve hatta poz veriyorlar. Birden yanınıza gelip sizinle konuşmak isteyip, fotoğraf bile çektirebiliyorlar. Hatta sadece fotoğraf çektirmek isteyen bile oluyor. ''Neden?'' diye sorduğumda instagrama koyup arkadaşlarıma göstereceğim diyen bile vardı :) Açıkçası ''hayır'' dediğim tek kişi oldu çünkü resmen bizi takip etti ve rahatsız oldum. Fotoğrafımın da onda olmasını istemedim. Onun dışında diğer fotoğraf  isteklerine her zaman evet dedik ve çok keyifli anlar yaşadık :)

Sokakta yardımcı olmaya çalışan da çok oluyor. Adres sorarken, çarşıda pazarda gezerken gelip hal hatır soran, bir şeyler ikram eden insan da çok :)

Turistik bir şey söz konusu olduğunda aman dikkat! Olabildiğince pazarlık yapın, fiyatı düşürmeye çalışın. Gerçekten kazıklamak için can atıyorlar.

İran'da Yeme&İçme

Sıkıntı çekmeyeceğiniz yegane şey! Bol bol küçükbaş hayvan tüketiliyor. Kebap ve pirinç pilavı olmazsa olmazları. Epey pilav çeşidi mevcut. Kuzu eti oldukça yaygın şekilde yemeklerde kullanılıyor. Safran ise yemeklerin baş tacı. Safranı her şeyin içinde görebilirsiniz. Bize yakın bir yemek kültürü olduğu için her şeyi deneyebilirsiniz.

Abgusht, Ash-e doogh çorbaları en meşhurları. Fesenjan diye tatlı soslu bir tavukları var. Bunları bir çok restoranda bulabilirsiniz. Tabi şehirden şehre de farkeden yemek kültürü mevcut tıpkı bizdeki gibi.


Esnaf lokantası tadında olan mekanlarda yemek yemek ucuz. Ama turistik restoranlara gittiğinizde fiyatlar 3 veya 4 katına çıkıyor.


İran'da porsiyonlar çok büyük olduğu için tavsiyem 2 veya 3 kişiyseniz farklı yemeklerden birer porsiyon söyleyip, arkadaşlarınızla bölüşebilirsiniz. Biz ilk yemek yediğimizde porsyionları görünce şok olduk. Sonra nereye gitsek bir yemek söyleyip hep bölüştük. Hem daha hesaplı oluyor hem de yemekler ziyan olmuyor.


Ziyan demişken İran'da bir de şöyle bir kültür var. Yemeğiniz fazla geldi, bitremediğiniz hemen paket yapabiliyorsunuz. Köpük kaplar var her restoranda ve insanlar kaplara kalan yemeklerini koyup, eve götürüyorlar. Lüks restoranlarda bile böyle. Yemeği tabakta bırakmak veya çöpe dökmek israf olarak kabul ediliyor.

İçecek konusuna gelirsek yoğun olarak çay ve ayran tüketiliyor. Ülkede içki satılması ve tüketilmesi yasak ama el altından herkes içkiyi çok kolay şekilde bulabiliyor. Restoran veya marketlerde alkolsüz bira veya meyveli malt içecekler bulabiliyorsunuz. İçki için tabi ki lokal insanlarla iletişime geçmek gerekiyor.

İran'da Fotoğraf çekmek

Gitmeden önce bu konu kafama takılan hadiselerden biriydi. Biraz fazla araştıran biri olarak bu konudan muzdarip birileri olmuş mu onu araştırdım. Bir kaç fotoğrafçının makalesini bulup, okumuştum. İlk bir kaç gün zorlandıklarını yazmışlardı. Bu arada konu sokak fotoğrafı. Turistik yerlerin fotoğrafları değil :) O konuda problem yok. Bir kaç saray dışında çoğu turistik yerde fotoğraf yasağı yok.







Konu sokak fotoğrafına gelince gitmeden önce bir kaç arkadaşımız tarafından da uyarılmadık değil. ''Dikkatli olun, her yerin fotoğrafını çekmeyin. Bilmeden askeri veya siyasi önemi olan bir binayı çekerseniz, başınıza iş alırsınız.'' gibi uyarılar kafamızda, makinalar elimizde gördüğümüz veya ilgimizi çeken nesnelerin fotoğraflarını çekmeye başladık. Açıkçası hiç bir sorunla da karşılaşmadık. Bazen kadınlar azcık rahatsız olup kafalarını önlerine eğdiler, bazı kadınlar ise tam tersi kameraya gülümsediler. Erkekler genelde selam verdi, el salladı :) Bazen sokaklarda bir noktada durup, gölge fotoğrafı yakalamaya çalışırken halkın ''bunlar napıyor ya'' şeklinde önce bize sonra kompozisyon oluşturmaya çalıştığımız boş duvarlara bakması oldukça komik anlardı :)




Velhasıl fotoğraf çekerken hiç zorlanmadık, kötü veya sevimsiz bir durumla da karşılaşmadık.

Kaç para harcadım?

Her şey dahil 13 günde 1.600 TL harcama yaptım. Doya doya da gezdim, yedim, yapmak istediğim bir çok şeyi yaptım.


Son olarak İran'da pers kültürü hakim. Araplarla kıyaslamayın, çok içerliyorlar bu duruma :)

Fujifilm Türkiye çalışanlarına bana bu gezimde sağladıkları fotoğraf ekipmanları için ayrıca çok teşekkür ederim. Sayelerinde gezilerimde farklı ekipmanları deneyerek fotoğraf çekme keyfine daha fazla varıyorum.

Kullanılan ekipman:

Fujifilm X-T10
35 mm, f 1:4 lens
10-14 mm, f 4 lens

İran hemen yanıbaşımızda, keşfedilmeyi sonuna kadar hak eden bir kültür ve coğrafya. Ön yargılarınızı bırakıp, bir bilet alın lütfen :)




10 yorum:

  1. fotograflarina bayildim. sade ama detayli anlatimina da diyecek laf yok. daha nice gezmelere Seyhancigim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim canımcımm :)

      Sil
  2. Ben de iran'ı gezdim, yazdıklarınıza tamamen katılıyorum. Çok güzel bir gezi yazısı olmuş

    YanıtlaSil
  3. çok güzel bir gezi olmuş. merak ettiğim bir konu var dil konuşma işini nasıl yapıyordunuz. nereye nasıl gideceğinizi sorarken =)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. El, kol biraz türkçe biraz İngilizce bir şekilde anlaşıyorsunuz :)

      Sil
  4. Blogun tasarımını değiştirsen iyi olmaz mı? :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. zamanım olsa değiştireceğim de hiç uğraşacak zamanım yok (:

      Sil