19 Mart 2015 Perşembe

Roma Rehberi

Avrupa denilince akla gelen ilk şehirleri gezme planım var geçen seneden beri. Kampanya döneminde aldığım biletler ile 2015 yılında bolca bu şehirleri gezeceğim. Bu yılın ilk yurtdışı gezisi Roma olacaktı ve 3,5 günlük bir gezi ile Roma'yı geçtiğimiz haftalarda gezdim.


Maliyetler'e genel olarak değineyim;

Müzeler: 56 EUR (Detaylarını yazacağım)
Konaklama: 4 kişi olduğumuz için bileti alır almaz ev kiraladık. 4 gece için kişi başı 75 EUR verdik. Ama Roma'da her bütçeye uygun konaklama imkanı bulmak mümkün.
Yeme&İçme:
Su:1-2 EUR
İçecek:2-3 EUR
Pizza:6-10 EUR
Kahve:1,5-5 EUR
Pasta-6-10 EUR
Et: 15-30 EUR
Kruvasan:2-3 EUR
Ulaşım: Metro oldukça kullanışlı. Tek yön nereye giderseniz gidin 1,5 EUR. Ama yürüyerek gezilebilecek bir şehir Roma.


Gezi tüyosu: Her zaman diyorum. Uçağınızı aldığınız gibi hemen konaklamayı halledin. Biz çok güzel ve çok uyguna bir ev kiraladık. Geceliği 52 TL'ye geldi. İki ve daha fazla kişiyseniz mutlaka ev kiralamak daha makul fiyatlara denk geliyor. Kaldığımız yer V-accommodation. Kolezyum'a yürüyerek 15-20 dk uzaklıkta. Güzel bir mahallede. Termini bölgesi esasında merkez ve otel&hostellerin bol bulunduğu bir yer ama ben okuduğum sitelerde ve de giden arkadaşların önerileri neticesinde termini istasyonundan uzak durdum. Zaten Termini civarına denk gelirseniz ne demek istediğimi anlayacaksınız.


Hadi Roma'yı anlatmaya başlayayım.

Ana ulaşım:
Roma'da iki havalimanı var. Genelde Leonardo Da Vinci/Fiumicino kullanılıyor. Cianpino ise daha çok charter uçuşlar için kullanılan merkeze daha yakın olan bir havalimanı. İstanbul-Roma arası 2 saat sürüyor ve İtalya bizden 1 saat geride. İstanbul'dan olan direk uşuşlar Fiumicino için genelde.



Havalimanı-Merkez ulaşım:
Merkez olarak Termini İstasyonu kabul ediliyor. Ulaşmak için tren veya otobüs seçenekleri var. Tren ile seyahat etmek 14 EUR ve 30 dk sürüyormuş. Otobüs ise 5 EUR. Yolculuk süresi 40 dk. Açıkçası bir aceleniz yok ise 10 dk için 10 EUR vermeyin derim. Havalimanı çıkışında sağ tarafta 3-4 farklı otobüs firmasının terminali var.Hepsi yan yana ve tarife aynı. Tek yön 5 EUR, gidiş dönüş alırsanız 8 EUR. Firmaların veznelerine astıkları otobüs saatlerine göre biletinizi almanızı tavsiye ederim. Yani hepsi aynı anda kalkmıyor. Biri her saat başı kalkarken diğeri 1,5 saatte bir kalkıyor filan. Dönüş biletini de alırsanız merak etmeyin herhangi bir tarih belirtmenize gerek yok. Üzerinde ''return'' yazdığı için ilgili ayda istediğiniz zaman kullanabilirsiniz.40 dk. içinde Termini İstasyonuna ulaşıyorsunuz.



Şehir içi ulaşım:
Metro, otobüs, tramvay ağı mevcut. Metrosu oldukça eski 1955 yapımı imiş. Zaten kullandığınızda farkedeceksiniz yıllardır çivi üzerine çivi çakılmamış. Metro oldukça yıpranmış ve ürkütücü. Gündüz olsun gece olsun her daim tetikte olmanızı, kapkaççılara karşı uyanık olmanızı tavsiye ederim. Gece bir defa kullandık, gündüz ise çok yürüdüğümüz zamanlar eve dönüşte kullandık. Ulaşım açısından ideal. Tek yöne 1,5 EUR ve 100 dk geçerli. Çeşitli zaman dilimlerini içeren paket biletler de var. Bu bilgiyi metro girişlerindeki otomatik bilet makinalarından alabilirsiniz. Tramvay ve otobüs hiç kullanmadık o yüzden bilgi veremiyorum. Ama metroya inip binerken özellikle dikkat edin diyorum! Hoş bunu Roma genelinde gezerken tavsiye ediyorum. Detayları vereceğim.


Roma kaç günde gezilir?
Kesinlikle en az 3, zamanınız varsa 4 gün ayırmanız gereken bir şehir. Sanat tarihine ilginiz varsa her müzeyi, sanat eserini, antik bölgeleri göreceğim diyorsanız 1 hafta hatta 1 ay. Ama ana hatları ile 4 gün yeterli.


Roma Gezi Planı
Roma'yı ikiye ayırmakta fayda var aşağıdaki nehrin de ayırdığı şekilde. Sol taraf Vatikan bölgesi. Sağ taraf ise Antik Roma bölgesi. 2 günü sol tarafa, 2 günü de sağ tarafa ayırırsanız güzelce gezebilirsiniz.



1-Vatikan Bölgesi

Vatikan, Katolik mezhebinin yönetim merkezi olarak kabul edilen ve bağımsız olan bir devlet olarak biliniyor. Yani aslında Vatikan bağımsız bir ülke İtalya içerisinde. Devlet başkanı bilindiği üzere Papa ve o ne derse o oluyor:)  Papa hem devlet başkanı hem de ruhani lider. Papa'nın kabul günü var. Kış mevsiminde oralardaysanız Çarşamba günü halkı selamlıyor. Bölgede yaşayanlar var ama turistik bölge olması sebebi ile yıl içerisinde ziyaretçisi o kadar çok ki. Vatikan sınırlarına girdiğinizde ''turist'' kalabalığı sizi bekliyor olacak.

Vatikan bir bölge, bir şehir evet ama etrafı surlarla korunan kısmı yani devlet bölgesini gezmek ile geziniz başlıyor. Eşyalar aranıyor, montunuz vs. varsa çıkartılıyor. Xray'den geçiriliyor. Vatikan giyim kuralları diye bir şey var.  Müze kısmında geçerli değil ama kiliseler bölümünde ve Roma içerisindeki Katolik kiliseleri gezerken şort, ip askılı, mini etekli, dekolteli giysili kişiler alınmıyor, bilginize.

Vatikan'a ulaşım metro ile mümkün. Ya da zamanınız varsa yürüyerekte gidebilirsiniz. Bu yürüyüş 1 saati bulabilir. Metro ile merkezden 20 dk sürüyor. Cipro durağında inmeniz lazım.


Vatikan'ı gezmek için bilet almak zorundasınız. Mutlaka gitmeden önce biletlerinizi internetten almanızı tavsiye ederim. Girişte inanılmaz bir bilet kuyruğu var. İnternetten almış olduğunuz bilet sayesinde bu kuyruğa hiç girmeden direk müze girişine gidebilirsiniz. Elinizdeki kağıt konfirmasyon kağıdı. İçeriye girdiğinizde mutlaka internet gişesine gidip biletlerinizi teslim alın. Bu gişelerde sıra yok. Vatikan'ı kapsayan farklı biletler var, detayları şu siteden bulabilirsiniz; Vatikan bileti (Rehbersiz normal tur 20 EUR)

Vatikan'ı gezmek müzeler ile başlıyor. Oda oda bir sürü müze mevcut. Bu müzelerde rönesans dönemine ait ünlü  ressamların tablolarını, antik roma kalıntılarını içeren bölümleri gezebilirsiniz. Sonrasında Sistine Şapeli var. Aldığınız bilet Vatikan müzeleri ve Sistine Şapeli'ne ait oluyor zaten. Detaylı gezmek nereden baksanız 3-4 saatinizi alabilir. Ayrıca Vatikan bahçelerini de gezecekseniz ekstra ücret ödediğiniz  takdirde 1-2 saat daha gezinizin uzayacağını bilmelisiniz.

Sonrasında müze çıkışında gezdiğiniz yerin arka tarafında St. Peter Meydanı ve Bazilikası ile karşılaşacaksınız. Burası oldukça büyük ve kalabalık bir meydan. Papa'nın da halka seslendiği kısım burası. Bazilikayı gezmek ücretsiz fakat inanılmaz bir kuyruk oluyor. Gelmişken gezeceğim diyorsanız minimum 1 saat beklemek zorundasınız kuyrukta. Ama sonunda muhteşem bir yapı sizi bekliyor olacak. Roma'ya kadar gelmişken bence bu bazilikayı atlamamanızda fayda var.




Bazilikanın efsane kuyruğu




Bazilikayı gezdik sonrasında Bazilikanın kubbesine çıkmak farz. Bir yere kadar asansör ve sonrasında 300 küsür basamak çıkmaknın bedeli 7 EUR. Merdivenler ufak, dar ve haliyle epey bir zorluyor insanı. Çıkarken kubbe üstünüze üstünüze geliyor. Fobisi olanlar uzak dursun derim. Kubbeye çıktığınızda az önce gezdiğiniz Bazilikanın içini bir de tepeden görmüş oluyorsunuz ve dışarıya çıktığınızda tüm Vatikan, Roma ayaklarınızın altında gibi oluyor. Bir de bizim gibi günbatımına doğru çıkmışsanız manzaranın keyfine varmalısınız.






Papa için hazırlık yapılan St. Peter meydanı


Vatikan müzelerine ve Bazilika'ya bir tam gün ayırmakta fayda var. Arada yemek yiyip, dinleneceğinizi de hatırlatırsam bu süre gerçekten ideal.




Müzeye çok yakın bir de Tevere nehri kıyısında görülmesi gereken St. Angelo Kalesi var. Ortaçağ'da burası hapishane olarak kullanılmış. Fatih Sultan Mehmet'in oğlu Cem Sultan'da bir dönem burada esir olarak tutulmuş. Burayı da gezmek nereden baksanız 1-2 saat sürer. Giriş 10,5 EUR. Kalenin terasından da gerçekten manzara efsane. Vatikan üzerinden batan güneşi izlemek için bir neden! Çünkü Vatikan hemen karşısınızda. Biz burayı 2. gün gezebildik çünkü Vatikan'ı anca 1 günde gezebilmiştik. Önerim 1 gün Vatikan müzelerini ve bazilikayı gezmeniz. Diğer gün de Kaleyi, Vatikan şehrini, sonrasında 1 saat kadar yürüyüş ile ulaşacağınız Trastevere bölgesini gezmeniz. Hatta akşam yemeğinizi bu bölgedeki restoranlarda yiyebilirsiniz. Bu bölge restoran, kafe ve gece hayatı ile bilinen bir yer.

St. Angelo Kalesi'nden Vatikan manzarası






Roma'da yapılacak en güzel şey kesinlikle Vatikan'ı gezmek.

2-Antik Roma bölgesi


Antik Roma gezinize Kolezyum'u gezerek başlayabilirsiniz. Yine önceden internetten Kolezyum biletinizi almanızı tavsiye ederim. Efsane uzunluktaki kuyruğa el sallayarak saniyeler içerisinde elinizdeki rezervasyonu göstererek biletinizi teslim alıyorsunuz. Şu adresten biletler alınabilir. (16,5 EUR) Bu bilet hemen karşısında bulunan Forum için de geçerlidir.


Kolezyum, Flavium karalları tarafından Roma halkına hediye olarak yapılmış bir amfitiyatro esasında. Tribünler farklı sosyal statüdeki insanların ayrı olarak oturacağı şekilde tasarlanmış. Bir dönem meşhur gladyatör savaşlarına tanık olmuş ve günümüze kadar iyi korunarak ulaşmış. Dışarıdan çok görkemli görünüyor ama içi için aynı şeyi diyemeyeceğim. Restorasyonları devam ediyor. Ama benim için Kolezyum hayal kırıklığı oldu desem yeridir. Dışarıdan kesinlikle daha güzel.Güzel bir turizm pazarlaması :)



Kolezyum sonrası hemen karşısında bulunan Forum'u gezebilirsiniz. Forum da dönemin ticaret bölgesi olarak biliniyor. Forum olduça geniş bir alana yayılmış. İçeride bazilikalar, üç sutunlu tapınaklar, surlar, hamamlar, bahçeler, kemerler bulunuyor. Detaylı gezmek isterseniz 2-3 saatinizi ayırmanız gerekiyor. Biz yukarı tarafa bahçelerin olduğu bölüme çıkıp genel olarak forumu gözlemledik.



Sonrasında sağlı sollu açık hava müzesi niteliğinde Roma döneminden kalan bir sürü eser, kalıntı göreceksiniz. Düz yürüdüğünüzde sizi görkemli, yapısal olarak pastaya benzetilen Vittorio Emanuele II yapısı karşılayacak. Bu yapının bulunduğu meydanın adı Venezia. Biz içini gezmedik. Şöyle dışından bir baktık. Yine burada güzel bir Roma manzarası varmış. Vaktiniz varsa çıkmanızı öneririm.



Boylu boyunca o caddeden yürüdüğünüzde alışveriş mağazalarının, restoranların bulunduğu caddeler başlayacak. Sol tarafta Panteon tabelalarını takip ettiğinizde Panteon'a ulaşacaksınız.



Panteon yolunda atlanmaması gereken Gotik bir kilise var, St. Ignatius of Loyola .Mutlaka ziyaret etmelisiniz. Tavanları inanılmaz. Kendinizi Vatikan'da hissedeceksiniz.




Gelelim Panteon'a. Tüm tanrılar için inşa edilmiş bir tapınak ve günümüze kadar en iyi  şekilde ulaşabilmiş bir yapı. Kubbesine dikkat etmenizi öneririm. Giriş ücretsiz.




Sonrasında Navona Meydanına mutlaka gidin. Benim en sevdiğim meydan oldu burası. Vakit geçirilecek bir sürü şey var. Bir kafede oturup gelen geçeni seyredebilirsiniz. Mutlaka bir kahve eşliğinde black truffle tatlısını yemenizi öneririm bu meydanda. Yine meydanda 5-10 dakikada sizin karikatürünüzü çizen sanatçılar var. Ayrıca müzisyenler de oluyor yine bu meydanda.



Gelelim meşhur İspanyol merdivenleri ve Aşk Çeşmesine. İspanyol Merdivenleri oldukça kalabalık bir yer. Hem gece hem gündüz görme imkanım oldu. Merdivenlerin bulunduğu bölge zaten oldukça canlı hareketli. Dünya markalarının bulunduğu alışveriş mağazaları burada, merdiven karşısındaki sokakta. Ünlü olan bir kaç yeme-içme mekanı da burada. Buraya kadar gelmişken mutlaka dondurma yiyin. Ayrıca Cafe Greco'da tatlı yiyip, kahve içmenizi öneririm. Fiyatlar biraz pahalı ama bir kere vereceğiniz için inanın değecek. (Kahve ortalama 6-10 EUR, tatlı ise 8-15 EUR arasında)



Aşk Çeşmesi tadilatta idi. O yüzden çok görülecek bir şeyi yok. Yine bence tam anlamı ile turizm pazarlaması. İnsanlar inşaat halinde olan şeyin neden fotoğrafını çektiğini de bir türlü anlamadım.

Benim gezdiğim yerler bunlardı. Sonrasında hep sokaklarda, ara caddelerde ünlü meydanlarda turladık. Tüm müzeleri gezeceğim derseniz epey zaman ayırmanız gerekecek.



Antik Roma bölgesindeki tavsiyem de bir gününüzü müzelere, eserlere ayırmanız. Diğer gününüzü ise sokaklara, birden karşınıza çıkan meydanlara ve haritada daha önce gitmediğiniz bölgelere ayırmanızı tavsiye ederim.


Bunlar dışında yeme-içme konusunda önereceğim yerler;


1-İspanyol merdivenleri civarında;
*Caffe Greco-Kahve-Tatlı-Dondurma-Çikolata
*Herhangi bir restorana girip pasta-pizza yemeniz. Hepsinde güzel oluyor.
*Pastificio adlı makarnacı herkes tarafından önerilen bir yer. Esnaf dükkanı görüntüsünde. Günde 2 çeşit makarna çıkıyor. Hep sıra oluyor önünde ve insanlar ya ayakta yiyor ya da makarnaları alıp İspanyol merdivenlerine gidiyor. Ama açıkçası bizim damak tadımıza hitap etmediği için o günkü makarnaları beğenmedik. Makarna alırken sorun mutlaka makarnalar neli diye.

2-Piazza Navona;
*Herhangi bir mekanda oturup kahve için. Truffle yiyin.

3-Dondurma;
*Roma'da herhangi bir yerde yiyebilirsiniz. Hepsi çok güzel.Giolitti en ünlü dondurmacı.





4-Trastevere bölgesi;
*Hostaria del Moro da Tony adlı restoranı mutlaka öneririm. İşletmecisi Tony adında çok şeker bir adam. Yorumlar da denildiği kadar varmış. Sizi karşılıyor, sizle ilgileniyor. Menüde yardımcı oluyor. Fiyatlar Roma düzeyinde. Et fiyatları el yakıyor. Akşam yemeği için gidecekseniz mutlaka rezervasyon gerekli.


*Baylon Cafe. En sevdiğim, mutlaka gidilmesi gereken bir mekan. Çok turistik olmadığı için ben ayrıca sevdim. Yerlisinin çok tercih ettiği bir kokteyl bar. Ama yemek menüsü de oldukça geniş. Çalışanları oldukça güleryüzlü, hoş sohbet ve yardımsever. Fiyatlar normal.


5-Panisperna  Bölgesi;
*Blackmarket adlı bar, sanat galerisi. http://www.blackmarketartgallery.it/ gitmeden önce ne var ne yok bakabilirsiniz. Kendisine özgü tarzı olan ve yine yerlilerin takıldığı vintage havada olan bir bar. Biz biraz geç gittiğimiz için yer bulamadık. O yüzden canlı müzik olan bir akşam giderseniz mutlaka erkenden gidiniz.


6-Monti Bölgesi;
*Hard Rock Cafe ziyaret edilir:) Roma'ya özgü tavanları ile güzel mekan. Ama tahmin edeceğiniz üzere oldukça turistik.



Velhasıl 3,5 günlük Roma macerası böyle sonuçlandı. Açık hava müzesi gibi olan bir şehir Roma. En güzel tarafı ise sokaklarında gezmek, kaybolmak, turist kalabalığından uzaklaşmak. Roma çok fazla göç alan bir şehir olduğu için gezerken mutlaka çantalarınıza, cüzdanlarınıza dikkat edin. Siz hiç farkında olmadan çalındığı gibi güpegündüz, insanlarla dolu olan yerlerde de kapkaça maruz kalabilirsiniz. O yüzden yanınızda fazla para taşımamanızı, gezerken de dikkatli olmanızı ve gece çok geç vakitlerde metro ve termini istasyonu bölgesinden uzak durmanızı tavsiye ederim.


Bir de Roma'da selfie çubuğu çılgınlığı vardı. Benim gezi boyunca en nefret ettiğim görüntü oldu. Satmaya çalışanlar başlı başına bir sorun bir de onu her mekanda kullanmaya çalışan turistler... Gördüğüm her iki kişiden birisinde selfie çubuğu vardı. Tek gezen için esasında bulunmaz nimet ama herkesi öyle görünce artık görmekten sıkıldığım bir unsur halini aldı.


Son olarak elinizde bir harita ile her yeri bulmanız, her yere gitmeniz mümkün. Elbet bu kadar değil Roma. Artık zamanınızın yettiği kadar gezmenizi tavsiye ederim.

Ciao!

9 yorum:

  1. Çok güzel yazmışsın eline sağlık. Roma'ya 1996 Nisan ayında gitmiştim. Yazdığın yerlerin tamamını gezdim ama en çok da Sistina Şapelini beğenmiştim. Müze haftasına denk geldiğim için bir kuruş ödemeden tüm müzelere girip çıktım çok şanslıydım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel :) Beğenmenize de sevindim, teşekkürler.

      Sil
  2. Fotograflar harika, bilgiler çok açıklayıcı ellerine sağlık..

    YanıtlaSil
  3. Güzel bir paylaşım olmuş teşekkür ederiz.
    Öncelikle 3 arkadas bizde bu yaz italya turu yapicaz kismetse , Roma da duraklarimizdan biri haliyle fakat biz konaklamayi Romaya 10 km mesafedeki villagelarda kalmayi planliyorduk ama sizin yazinizi okuduktan sonra ev kiralama isi cok daha avantajli gozukuyor. Biraz daha detaylandirabilirmisiniz nasil kiraladiginizi ve bu sureci .. Tekrardan Teşekkürler

    YanıtlaSil
  4. Şöyle bi tavsiyem var, fotoğrafların(alt kısmında) çekildiği yerlere ait google maps linki paylaşılsa enfes olur. Tabi zahmetli işler :) bazı makineler koordinat kaydı da alıyodu sanırım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O çok zor bir şey söyledin :)

      Sil
  5. Fiumicino Havalanı’ndan şehir merkezine özel vip araçla ulaşımda Türk firması olan www.romeairportshuttle.com tercih edebilirsiniz. VIP transfer hizmetlerimizdeki konforumuz ile hizmetinizdeyiz. Bu ayrıcalıktan sizde yararlanın.

    YanıtlaSil
  6. Elinize Sağlık. Gerçekten çok bilgilendirici bir yazı olmuş.Resimler de harika

    YanıtlaSil