14 Kasım 2014 Cuma

Yedigöller, Bolu

Yıl 2008 idi Yedigöller'e  ilk defa gittiğimde. O zaman kamp yapmıştık, bol yürüyüşlü bir hafta sonu geçirmiştim. Yedigöller'in hiç bilinmeyen yüzünü tatmıştım o zaman. Fotoğraf makinem olmadığı için güzel fotoğraflarla değil ama güzel hatıralarla Yedigöller'den ayrılmıştım. Tekrar bu cenneti görmek bu seneye kısmet imiş.



Yenice yazımı okuduysanız ertesi gün yaptığımız Yedigöller gezisi kısmını da burada anlatmak isterim. Yenice-Yedigöller arası yaklaşık 3 saat sürdü. Yedigöller'in yolu bozuktur, sıkıntılıdır. Hala öyle idi. Hemen Yedigöller yolu girişinde Hindiba Pansiyon var. Adını duymuştum ama ilk defa pansiyon sınırlarına girdim. Bulunduğu yer masal gibi, doğanın içindesiniz adeta. Pansiyon'un bulunduğu bölgenin fotoğraflarını çekemedim çünkü şarjım bitmek üzereydi ve Yedigöller'e saklamam gerekiyordu hakkımı. Olur da günübirlik değil de konaklamalı bir gezi düşünürseniz burayı tavsiye ederim. Yedigöller Milli parkının içinde çadır konaklama mümkün. Onun dışında bungalovlar da var fakat önceden yer ayırmanız gerekiyor.


Yedigöller hakkında çok fazla bir şey anlatamayacağım. Adından da anlaşılacağı gibi Milli Park içerisinde adları Büyükgöl, Seringöl, Deringöl, Nazlıgöl, Küçükgöl, İncegöl, Sazlıgöl olmak üzere toplam 7 göl vardır. En büyükleri ve kalabalığın hakim olduğu göl ise Büyükgöl'dür. Fotoğraflar bu güzellikleri anlatmak için varlar. İlkbahar'da veya Yaz aylarında da güzel olur ama bu renk cümbüşü için Sonbahar mevsimi ideal.

2 saat kadar zaman geçirebildiğimiz için çok detay fotoğraflar çekemedim. Hah bir de inanılmaz kalabalıktı. Düşünün yolu kötü olmasına, 1,5 saatte o yolu tırmanmanıza rağmen İnsanlar akın akın buraya gelmişlerdi. Bir de oraya asfalt dökülse hali ne olur bilmiyorum.
Kamp yapanlar, çeşitli fotoğraf grupları, ailecek gelenler, mangal yapanlar vs. Bir ara İnsan kalabalığından fotoğraf bile çekemedim. Çünkü kadraja sürekli bir I-phone uzatan kol giriyordu :)


Ayrıca Milli Park sınırlarında geyik yetiştirilen çiftliklerde var.Bunlar dışında yaban hayat da mevcut.


Direkt olarak İstanbul'dan geldiğinizde yaklaşık 5 saatlik bir yol sizi bekliyor. Mengen üzerinden gitmeniz daha mantıklı. Bolu merkezden sapılıp gidilmesi yolun kötü olması nedeni ile tavsiye edilmiyor.


Dip not: Buraya bir daha hafta içi sakinken gelmek lazım. Bir de sabahın erken saatlerinde gelip öğleden sonraya kadar vakit geçirmek lazım. Zira hava 16.00 civarı kararıyor ve dönüş yolunda tek ışık olmadığı için biraz sıkıntılı bir yolculuk sizi bekliyor. Bakalım seneye görmek kısmet olur mu :)



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder