23 Kasım 2014 Pazar

Floransa

Yine geç kalmış yazılardan biri daha.

Bu sene içerisinde Mart ayında şirketimizin bir organizasyonu neticesinde gitmiştim İtalya'ya. Bu gezideki ilk durağımız ve iki gece kaldığımız şehir oldu Floransa.

Michelangelo Tepesi


İtalya hep hayallerimi süslemiştir. Gördüğüm fotoğraflar, izlediğim filmler... Gidip sokaklarında kaybolacağınız şehirleri ile İtalya defalarca gidilmeyi hak eden, her gittiğinizde size farklı şeyler sunacak olan bir ülke.


Floransa'ya gidişimiz Bologna üzerinden oldu. Bologna havalimanından bizi, önceden ayarlanan bir otobüs aldı ve yaklaşık 1,5 saatlik süren bir kara yolu yolculuğundan sonra Floransa'daydık. Floransa'nın göbeğinde çok eski ve tarihi bir binada faaliyet gösteren Hotel Pierre'de kaldık. Merkezi konumda olması ve odalarının ufak ve şirin olması çok güzeldi. Fiyatlar ise biraz tuzlu tabi. Siz hostellerden vazgeçmeyin :)

Olmazsa olmaz Ferrari!


İlk gün Floransa'da  vakit geçirdik. Daha doğrusu şehre geldiğimizde zaten saat 14.00 olmuştu. Aylardan Mart ama her yer turist kaynıyordu. Özellikle uzakdoğulu turistlerin yoğunluğu yadsınamaz düzeydeydi.


Otel her yere yürüme mesafesinde olduğu için genelde her yere yürüdük. Bu gezide öyle müze, katedral, tarihi eser vb. şeyleri pek ziyaret etmedik. Hep dışarıdan gördük görülecek şeyleri. Çünkü hem zaman kısıtlı idi hem de bir çok gezilecek yere girmek için oldukça uzun bilet kuyruklarına girmemiz gerekiyordu. Şimdiden gideceklere not, sıra beklememek icin önceden muze ve katedraller icin  internet üzerinden bilet almanızda fayda var.

Floransa, tarih kokan ve ayrıca modanın da merkezi olan şehirlerden birisi. Ünlü markalar görkemli vitrinlerinin yanı sıra bulundukları tarihi binalarla iyice göz kamaştırıyorlar. Kabaca gezilecek yerleri sıralarsak;

Öncelikle Signoria Meydanı'nı bulun ve tüm görülecek şeylerin bu meydan çevresinde olduğunu göreceksiniz.


Floransa Katedrali: İnanılmaz görkemli, gotik tarzın en güzel örneklerinden biri. Nereye giderseniz gidin, her yerden görebiliyorsanız. O yüzden merkez olarak bu yapıyı belirlerseniz, kaybolmazsınız. Çünkü Floransa sokakları oldukça dar, labirentimsi ve birbirine oldukça benziyor :)


Ponte Vecchio: Arno Nehri üzerinde bulunan ve şehirdeki 6 köprü içerisinde en güzeli, en şirini.Direk görmek istediğim köprülerden biriydi. Hatıra fotoğrafı çektirme kadıan birebir olan bir eser.

Vecchio Sarayı

Uffizi Galerisi: Klasik dönem Rönesans heykel ve resimleri bulunuyor bu ünlü galeride. İşte burada çok uzun sıralar vardı. Belki ertesi sabah uğrayabilirim dedim ama önceden bilet alınması gerekiyor vs. dedikleri için üşendim, almadım.


Aziz Giovanni Baptisteri
Santa Croce Bazilikası
Giotto'nun Çan Kulesi
Accademia

Piazza Del Repubblica: Bizim otelin bulunduğu meydan burası idi. Buluşma noktalarından bir diğeri. Özellikle gece gençlerin gözde meydanı. Herkes içkisini alıp bu meydanda sabahlara kadar takılıyor.

Michelangelo'nun Davut Heykeli


Bunlar dışında oldukça çok fazla Katedral, müze var şehirde. Hepsini gezeceğim derseniz en az 2-3 gününüzü ayırmanız gerekecek. Girişler de öyle çok ucuz değil bu arada.


Şimdi gelelim yeme içme kısmına. Pizza-Makarna cennetindeyiz. Biz bir öğlen pizza yedik, gerçekten çok güzeldi. İki gece ise çok güzel yerel İtalyan restoranlarına gittik. İsimlerini şu an hatırlamıyorum ama fiyatlar biraz tuzlu idi. İkisi de kendine has ve lokal restorandı.


EUR söz konusu olunca çok rahat olamıyorsunuz. Her şeyi 3 ile çarpmak çok acı bir şey. Bir suya 2 EUR verdim. Bir kafeye oturduğunuzda bir espresso 3-4 EUR. Piazza del Repubblica meydanında çok ünlü ve eski bir kafe&restoran var. Kafe Gilli adı. Orada oturduk bir kaç defa. Bir sandwich 10 EUR filandı. Yani diyeceğim Avrupa'ya giderken biraz dikkatli harcamak gerekiyor.


Bunlar dışında lezzetli dondurmacılar var şehirde. Özellikle biz Gelateria Dei Nehri'yi bulduk. Ünlü ve ev yapımı dondurmaları ile aklımızı başımızdan aldı. İki gün üst üste gidip yedik vallahi:) Bir kapta dondurma 5-10 EUR arası değişiyor. Ayrıca İtalya'ya gelmişken tiramisu da deneyelim dedik. Burada yediğiniz tiramisularla hiç alakası yok. Yani ben cok begenmedim.


Sokaklarında kaybolmalık bir şehir Floransa. Yılın her zamanı kalabalık olan bir şehir olmasının yanında orada yaşayan İnsanları kıskanmamak elde değil. Hem tarihi hem de modern bir şehirde yaşıyorsunuz. Şehirden biraz çıktığınızda çok tatlı evleri, evlere ait kapıları göreceksiniz. Yaşanır diyorsunuz burada. Ama ekonomik kriz maalesef orada da hakim. Geçinmek, ayakta kalmak pek kolay değil.


Ayrıca gerçekten İtalyan erkeği diye bir gerçek varmış, bunu da gözlerimle görmüş oldum :) Çok bakımlı, çok tarzlar. Deli gibi spor yapan İnsanlar düşünün. Yani İstiklal caddesinde koşan İnsanlar düşünsenize. Biz de garip görüleceğine eminim. Oralarda çok norma şeyler bunlar. Kadınları da oldukça bakımlı. Her biri podyumlardan fırlamış gibilerdi. Özellikle akşamları gezerken girdiğimiz bir kaç barda gördüm, inanılmazlardı.

Şarap&peynir tadımı için girdiğimiz şarap evi



Velhasıl Floransa'ya 2 gün yeter. Görülecek şeyleri gördükten sonra daha çok sokaklarda gezmenizi, daracık sokaklarda kaybolmanızı öneririm. Bu arada sürekli çanta satmaya çalışanlardan uzak durun :) Şehirde Nijeryalı, Hintli, Bangladeşli arkadaşların yoğun olduğu bir nüfus seyyar satıcılık yapıyor.Hemen her yerde görebilirsiniz.


Floransa'dan ne alınır derseniz, Floransa'nın deri yapımı çantaları, kemerleri oldukça meşhur. Fakat el işçiliği olduğu için bir hayli pahalı. Deri pazarında ufacık bir cüzdana 30 EUR denildi.Çantalar zaten 50 EUR'dan başlıyordu. Biz de hatıra olsun diye hemen hemen her tezgahta satılan ufak çaplı çantalardan 10 EUR karşılığında aldık.

İtalya, seninle her sene görüşeceğiz...

2 yorum:

  1. Harika bi tanıtım olmuş yeniden Firenze yi yaşadım. Beğendiğim iki şeyi ilave etmek istiyorum biri katedralin vaftizhanesindeki "cennet kapısı"(Michelangelo eseri) bir diğeri de Lampredotto enfes yerel bi fast food ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Müzeleri gezemediğim için bir şey diyemeyeceğim ama doğrudur :)

      Sil