24 Eylül 2014 Çarşamba

Fujifilm X serisi Workshop

Geçtiğimiz günlerde uzun süredir takip ettiğim Fujifilm Türkiye'nin düzenlemiş olduğu ücretsiz  eğitimi/gezisine dahil oldum.

Bildiğiniz veya bilmediğiniz üzere, fotoğraf dünyasını yakından takip edenler çok iyi bilir son yıllarda ''Aynasız'' makine kavramı hayatımıza girdi.

 ''Aynasız'' derken ne demek istiyoruz?


 Kullanılan DSLR makinelerin içindeki ışığı vizöre yansıtan ayna vardır. Aynasız makinelerde bu ayna kaldırılmış ve yerine elektronik vizör kullanılmış. Ayna ortadan kalktığı için makine boyutları doğal olarak küçülüyor. Hal böyle olunca küçülme lenslere de sıçrıyor ve karşınızda çok gezenleri cezbeden, yormayan, ağır olmayan, hemen hemen aynı işlevi gören bir sistem çıkıyor. Tabi fotoğraf makinesini ne amaçla kullandığınıza bağlı olarak değişecek bir sürü avantajı ve de dezavantajı var.



Ben 4 yıldır Nikon kullanıcısıyım. Başlangıçta DSLR almak gibi bir isteğim bile yoktu. Amacım sadece güzel, renkli, kaliteli fotoğraflar çekmekti. Kendimi Sirkeci'de bulunca 4 yıl önce bir baktım DSLR satın almışım bile. Zamanla çok gezerek, önceden çekilen fotoğraflara bakarak, inceleyerek, çevremde bir çok fotoğraf makinesi kullanıcısı da olmaya başlayınca ben de zehirlendim ve fotoğraf adına kendimi geliştirmeye başladım :) Ama artık kullandığım makineden, lensten çok sıkıldım, bir kaç teknik problemi de olunca onu tamir ettireceğime hem yeni, hem pratik, hem de beni tatmin edecek bir makine alma arayışına başladım.



Son bir sene içerisinde Canon Mark serisini veya ne bileyim üst düzey profesyonel makine kullanan ve gerçekten iyi kareleri olan bir çok arkadaşın çantasında ikinci makine olarak Aynasız görmeye başladım ve ''ne oluyor yahu?'' dedim. Baktım boyut olarak ideal, geçen seneden itibaren de marka/model kıyaslamalarını incelediğim için artık ''değişim'' zamanı dedim.

Bu süreçte değişik bir sistem olduğu için açıkçası satın almadan önce makine ile bir kaç saat geçirmekte fayda var. Dediğim gibi sistem farklı, vizör farklı, makinenin eline oturması, fotoğraf çekme rahatlığı, performans vs. bunları deneyimlemek gerekiyor. Bunun için araştırmalar yapıyorken, geçen sene Türkiye pazarına hızlı giren Fujifilm'in ücretsiz gezileri olduğunu öğrendim. Son 3-4 aydır Sirkeci'deki Fujifilm mağazasının üst katında bir eğitim bölümü var. Burada ücretli/ücretsiz eğitimler veriliyor. Makineler tanıtılıyor ve günün belli saatlerinde dışarıda istediğiniz makine/lensi test edebilme imkanı sunuyorlar. Vallahi mükemmel bir uygulama! Eğer sizin de bu şekilde bir arayışınız varsa, yeni bir sistem denemek istiyorsanız Fujifilm mağazasına uğrayarak bilgi alabilirsiniz ya da Facebook sitesinden eğitim duyurularını takip edebilirsiniz.

Öncelikle uzun süredir bir kaç marka/model takip ediyordum ama takıntım biraz Fuji üzerine oldu. Ortamlarda Aynasız marka makinalarda Fuji, Olympus ve Panasonic'in sistemleri çok konuşuluyor. Yakın çevrem Fuji'nin X serisinden farklı modellerde makineler satın almaya başladı ve ben de yapılan performans yorumları/test makaleleri sonrasında X-T1 modeli ile kafayı bozdum. İlk etapta esasında sokak fotoğrafçılığı için ideal olan X100S modeline takmıştım. Bir arkadaşım çok benlik olmadığını söyleyince sonra vazgeçtim. Ama bu eğitim sırasında 3-4 model deneyimleme imkanı buldum ve gerçekten X100S değil de X-T1'in benim için mükemmel olduğuna karar verdim.




Öncelikle eğitim sürecinden biraz bahsedeyim. Sirkeci'deki mağazanın üst katına çıktık. Yaklaşık 40 kişi vardı. İki eğitmen önce kendilerini sonra Fuji markasını sonrasında ise Fuji'nin Türkiye'deki faaliyetlerinden bahsetti. Fuji ile çekilmiş fotoğraf sunumları yaptılar. Sonra Aynasız sistemi tanıttılar ve masada duran farklı modellerde olan makinelerin nasıl çalıştığından bahsettiler. Bu aşama yaklaşık 2 saat sürdü. Sonrasında herkes kendisine bir makine aldı ve dışarı çıktık. Tüm öğleden sonrasını Eminönü-Sirkeci-Gülhane bölgesinde fotoğraf çekerek, makineyi tanıyarak geçirdik. Burada kullanıcılar arasında makineleri ve lensleri değiştirebilir, böylelikle bu sistemin size gerçekten uygun olup, olmadığını anlayabilirsiniz. Bu süreçte eğitmenler de sürekli sizlerle. Sorularınıza, sorunlarınıza anında müdahele ediyorlar. Çok ilgili İnsanlar gerçekten. Tekrar teşekkür ediyorum ilgilerinden dolayı kendilerine. Bu arada bir fotoğraf grubunuz varsa iletişime geçerek grubunuza özel ücretsiz eğitim talebinde bulunabilirsiniz. Fuji bu konuda çok esnek. Her şeye ''ücretsiz'' olarak evet diyor :)


Gelelim bu sistemin/markanın/modelin nesini beğendim, nesini beğenmedim.

Beğendiklerim:


1-Dış görünüm, hafiflik, rahat taşınabilmesi. Yani çantaya at çık. Ya da tüm gün omuzunda, boynunda dursun hiç bir ağırlık hissetmiyorsun. Benim gibi çok gezenler için ideal!

2-Makineyi kavrayabilme, rahat fotoğraf çekebilme. Ne ağır, ne hafif!

3-Lenslerinin ufak ve pratik olması. Ayrıca 18-55 mm olan lensin keskinliği gerçekten çok iyiydi.
f 2.8 belirteyim :) Tam bir gezi lensi.

4-Ne çekeceğinizi LCD ekranından görebildiğiniz gibi vizörden de görebilmek enfes olmuş. Manuel kullananlar bu anlamda çok rahat edecektir. Normalde ne yaparız az çok hava ve ortam koşullarına göre makine ayarlarını ayarlar sonra deklanşöre basarız. Çıkan sonuca göre ayar yapıp bir kaç deneme daha yaparız değil mi? İşte bu makinede buna gerek yok. Bir yandan ayar yaparken bir yandan vizörden fotoğrafın karanlık mı, aydınlık mı, parlak mı vs. kısacası nasıl çıkacağını görebiliyorsunuz.


5- X-T1 modeli diğer X serisi makinelere göre kat ve kat üstün performansa sahip. Birincisi inanılmaz hızlı. X PRO, X100S denedim ve hiç beğenmedim. Özellikle X PRO o kadar yavaş ki, deklanşöre bastıktan sonra netlemeyi çok geç yapıp görüntüyü hafızaya çok geç alıyor. Bu da sizi önemli kareler yakalamaktan alıkoyan bir olumsuzluk. X-T1 bu anlamda oldukça tatmin edici.


6- Dahili flash yok, onun yerine güçlü ISO değeri var. Hoş benim flash ile işim hiç olmadı, olmaz da. Yüksek ISO değerlerini kullanın, farkı göreceksiniz dediler. Bir akşam çekimine çıkmak lazım ama çekilmiş fotoğraflara baktım gerçekten sonuç gayet iyi.

7-Fujinin renkleri çok canlı, çok iyi gerçekten. Bilgisayara atınca ekstra renk ayarlarına gerek duymadan ham halde kullanabilirsiniz. Ben jpeg çekiyorum, kullanıyorum yıllardır.  RAW takıntınız yoksa jpeg görüntüsü size kat ve kat yeterli olacaktır.

8- Döner LCD ekranı sayesinde farklı açılardan ezilip, büzülmeden, yerlerde sürünmeden, bel fıtığı olmadan fotoğraflar çekebilirsiniz:)

9- Netleme hızı çok iyi. Doğru ayarlara aldıysanız makineyi anlık bir görüntü yakalama sırasında çok başarılı.

10- Değiştirilebilir lenslerinin olması ve yukarıda da belirttiğim gibi lenslerin ufak olması.

11-Wi-fi teknolojisi var bu makinede. Wi-fi olan bir ortamda hemen sosyal ortamlarda çektiğiniz fotoğrafları paylaşabilirsiniz.


Beğenmediklerim;

1-Kesinlikle pil ömrü. Aynasızlarda geliştirilmesi gereken bir özellik. Durmaksızın fotoğraf çektiğinizde anca 2 saat gidiyor bir batarya. Gezi sırasında yanınızda en az 2 tane daha dolu batarya taşımanız lazım. Ben bazen tüm gün fotoğraf gezisinde oluyorum. DSLR ile tam bir günü geçirebiliyordum ama bu sisteme geçince batarya hezimeti yaşayacağım gibi duruyor.

2- Beğenmediğim demeyeyim ama alışması zor olan bir özellik ISO, Diyaframın farklı yerlerden değiştirilmesi ve bu sistemin dağınık olması. Lensin üzerinden ayar yapmak vs. biraz zaman alıyor. Makineye alışmak, elleri pratikleştirmek lazım.


Sonuç olarak DSLR geçmişiniz varsa, manuel olarak makine kullanımına hakimseniz ve de ihtiyacınıza göre daha hafif ama sonucu iyi olan bir makineye geçmek istiyorsanız bu modeli tavsiye ederim. Bir çok ünlü fotoğrafçı da bu sistem/modele geçiş yapmış ki bir bildikleri var değil mi:P


Gelişen ve değişen teknolojiye ayak uydurmak biraz maliyetli tabi.  Olumsuz taraflarından birisi de fiyatlarının yüksek olması. Fujinin fiyatları tüm Avrupa'da Amerika fiyatları ile aynı. X-T1 için fiyat 18-55 mm dahil 3.800 TL. Biraz gezilerden feragat edip, eski makinemi de satıp bu makineyi önümüzdeki sene başına kadar almam lazım :(

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder