11 Eylül 2014 Perşembe

Bitola (Manastır)

Makedonya'da 3. günümüz. Planların kış mevsimi nedeni ile sekteye uğraması 4 koca günü Makedonya'da geçirecek olmamıza sebep oldu.  Bu yüzden her güne önemli şehirleri ayırarak zamanımızı değerlendirelim dedik.


Bitola ve Ohrid'e ayrı günlerde gittik. Ama olur da yolunuz Makedonya'ya düşer bu yerlere gitmek isterseniz, Ohrid'e gidin. 2 gün kalın. Günü birlik Ohrid'den Bitola'ya geçin derim. (Arası 1 saat olması lazım) Hem zamandan hem maliyetten kazanmış olursunuz. Bizim planlar güme gidince böyle her günü de doldurmak adına Üsküp'te kalarak gezmeye karar verdik. (bir kere 4 günlük konaklama parasını vermiş olduk, geri dönüşü olmazdı)


Üsküp Otogar'dan  Bitola için bilet aldık. Gidiş-Dönüş bilet fiyatı; Gidiş dönüş- 900 Dinar.
Ufak bir otobüs ile yaklaşık 3 saat süren yolculuk sonrası Otogar'da inerek Bitola'yı keşfetmeye başlayalım dedik ama iner inmez Bitola'da da oldukça yoğun bir yağmur bizi karşıladı. Otogar'dan taksiye atladık bizi merkeze götürmesi için. 100 Dinar karşılığında merkezdeyiz. Esasında hiç gerek yokmuş. Yürüyerek 15 dk'lık bir mesafede merkez. Ama yağmurun azizliği nedeni ile taksi tercih ettik.


Bitola'nın diğer adı Manastır bu arada. Osmanlı döneminde Manastır olarak bilinen şehir, bu devirden sonra makedonca olan Bitola ile anılmaktadır.


Bitola'yı gezmeniz 1, maksimum 2 saatinizi alır. Gezilecek yerlere baktığımızda Osmanlı döneminden kalan Kadı  cami var fakat günümüze kadar korunamadığı için oldukça kötü bir halde. Ziyaret için ise açık değil. Caminin başladığı cadde Şirok Caddesi olarak geçiyor. Burası modern bir cadde, Bitola'nın yeni yüzü diyebilirim. Alışveriş mağazaları, çeşitli kafe ve barlar var. Oldukça hareketli, şehrin kalbinin attığı bir sokak diyebilirim. Bizim gezdiğimiz gün Cumartesi idi ve yağmur yağması nedeni ile tüm kafe&barlar aşırı kalabalıktı. Bu cadde üzerindeki mağazalar ise epey pahalı. Güzel butikler var ama dediğim gibi oldukça yüksek fiyatlı.

Caddedeki yapılar ise renkli ve modern. Bu caddenin sonuna kadar yürüyüp sağ tarafa doğru karşıya geçtiğinizde Atatürk'ün eğitim gördüğü Liseyi  ziyaret edebilirsiniz. Giris ucreti 100 dinar. Üst katın bir bölümü Atatürk müzesi olarak kullanılmakta. Burayı gezerken yaşadığımız duyguları anlatmam mümkün değil. Anı defterini imzalayıp, üst katın sol tarafında bulunan arkeoloji&etnografya müzesini gezip, buradan ayrıldık.




Kadı Camii


Daha sonra tekrar Kadı camisi tarafına geldiğinizde solunuzda eski Türk çarşısının olduğu bölgeyi göreceksiniz. Her türlü dükkan, mağaza var burada. Günlük alışveriş, ihtiyaçlar için ideal bir yer. Kendinizi Türkiye'de gibi hissedebilirsiniz. Mahmutpaşa-Eminönü vari bir yer hatta içerik olarak :) Ama Osmanlı etkisini yapılarda hissedebiliyorsunuz. Çarşının ortasında minaresi yıkılan Osmanlı döneminden kalan bir cami de bulunmakta.



Şehrin ortasından ise Dragon Nehri geçiyor. İki tarafı birbirine bağlayan köprüler var. Arka sokaklarda biraz gezdiğinizde eski ve görkemli binalar ile karşılaşacaksınız. Çoğu kullanılmaz durumda ama zamanında ne kadar güzel evler olduğunu da kanıtlar derecede hala ayaktalar. Yıllarca Osmanlı egemenliği altında olan bir şehir için pek şaşırılacak bir durum değil.



Atatürk müzesinden aşağıya doğru dümdüz giderseniz parklar göreceksiniz. Parkın biraz ilerisinde, şehir merkezine 2 km uzaklıkta Roma Döneminden kalan Heraklea adında ufak bir antik kent var. Tabelalar size yönlendiriyor zaten. Yürüyerek ulaşabilirsiniz. Sakin yerleşim yerlerinden, benim için biraz ürkütücü mezarlıklardan geçerek girişe vardık. Giriş ücreti:100 dinar tek kisi icin. Ama sezonun boş olması nedeni ile tek bilet fiyatına arkadaşımla beraber antik kenti gezdik. Antik tiyatro dışında bu antik şehirde aman aman görülecek pek bir şey de kalmamış.


Yaklaşık 3 saat geçirdik Bitola'da. Yağmur nedeni ile burada çok fazla fotoğraf çekme şansım olmadı. Ama genel anlamda Bitola,'yı sevdim. Dediğim gibi Ohrid'e geçerseniz buraya da yarım gün uğramanızda fayda var.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder