26 Şubat 2014 Çarşamba

Çıldır Gölü

Kars'ta ikinci günümüz ve günü Çıldır'a ayırdık.



Çıldır Gölü, Ardahan ve Kars illeri sınırları arasında kalan 123 m2 ile Doğu Anadolu'nun ikinci büyük gölü. (Birincisi Van Gölü) Tatlı su olması nedeni ile ise Doğu Anadolu'nun en büyük gölüdür.







Gölde yetişen aynalı sazan nedeni ile bölgede balıkçılık gelişmiş ve halkın neredeyse tek geçim kaynağı haline gelmiş. Göl, yılın 4-5 ayı donmuş olsa bile kış mevsiminde gölün üzerindeki buz tabakası kırılarak balık avlanmakta. Bu zevki benim gibi tatmanızı tavsiye ederim.Gerçekten zor bir o kadar da enteresan bir yöntem. Şöyle ki göl donmadan önce çeşitli noktalardan ağlar atılıyor ve bu noktalar işaretleniyor. Birbirleri ile bağlı olan bu noktalarda ağlar suyun içerisinde beklemekte. Göl donduğunda ise bu belirlenmiş noktalardan önce kürek yardımıyla kar temizleniyor. Buz tabakasına ulaşınca buz kırılıyor ve belli bir ölçüde kırılan buz içerisinden ağ çekilmeye başlanıyor. Ağa takılan balıklar ya ölü, ya da ölmek üzere oluyor ve karlı zemine doğru satılmak veya pişirilmek üzere atılıyor. İşte biz de bu aşamada balıkçıların balıklarla olan ilişkisini fotoğrafladık.




Avcılar hep birlikte :)


Dip not; Balıkçılar her zaman oralarda olmuyor. Özellikle balıkçılar için gidiyorsanız Akçakale köyünde yaşayan balıkçıları sorabilir ve fotoğraf için geldiğinizi söyleyip, çekim için izin alabilirsiniz ama fotoğraf çekiminden maalesef ücret alıyorlar :) Grup olursa 300-400 TL. Bir kaç kişi olursanız sanırım gönlünüzden ne koparsa.


Çıldır Gölü'nün bulunduğu Akçakale köyünü de gezmeye koyulduk bu fotoğraf seansından sonra. Ayrıca adacık olarak da adlandırılıyor burası. Yani göl ile bağlantısı olan bir ada esasında. Köydeki yaşam oldukça zor ve zahmetliydi gözlemlediğim kadarıyla. Esasında geniş geniş Kars köylerinden başka bir yazı da bahsedeceğim o yüzden pek köy yaşantısına girmeyeyim şimdilik.



Çıldır Gölü'ne dönelim. Merkez'den yaklaşık olarak 1,5 saat kadar sürmekte. Kar ve dağ manzaralı yollardan geçerken sağlı sollu tilkiler gördük. Abartmıyorum nasıl biz kedi köpeğe alışmışsak, Kars'ta da yollar üzerinde hep tilkiler var. Ama korkmayın çünkü onlar sizden korkuyorlar :) Yola yakın seyreden tilkileri her gördüğümüzde arabayı durdurduk fotoğraf çekmek için fakat tilki kurnaz işte arabanın durduğunu görünce direk koşmaya, bulunduğu yerden uzaklaşmaya başlıyordu. Yolda tilki görüp kaç defa durduğumuzu sayamadım bile :) Ben geniş açı kullandığım ve durduğumuz anda da o kadar atik davranamadığım için hiç tilki fotoğrafı çekemedim. Ama tele lensleri olanlar gayet minibüs içinden bile çekebildiler. Neyse en azından canlı canlı görmüş olduk :) Köylerde ise tilkilerden hayvanlarını korumak isteyen vatandaşlar en az 2 köpek besliyor. Bu durumda epey enteresandı. Köyler köpekten geçilmiyor tilkiler nedeni ile.

Fotoğraf Zehra Arslan Ceylan'a aittir.


Çıldır'a epey kar yağmıştı.Gitmeden önce giden bir kaç tanıdığım beni ''aman dikkatli ol, kayabilirsin, gölde yürürken dikkat et'' gibi telkinlerde bulunmuşlardı. Nedense beklentim de buz olan bir zeminde yürüyeceğimizdi. Ama inanın hiç alakası yok.Gölde yürürken sanki herhangi bir toprak zemini kar kaplamış hissiyati ile yürüyorsunuz. O buz zemini görebilmek için balıkçılar kadar uğraşmanız gerekiyor. Sadece ufak bir not sağlam ve su geçirmeyen bir ayakkabınız olsun. Malum ayaklar saatlerce kar içerisinde duracak.Üşüyüp, hasta olmayın.




Çıldır gölü böyle uçsuz bucaksız gibi görünüyor. Bazı bölgelerinde atlı, kızaklı gezdiriciler var. Kızakların olduğu bölgede Atalay'ın yeri adında çok salaş bir balık lokantası da var. Acıktıysanız ya da illa sarı balıktan yiyecekseniz uğranabilir. Hoş biz balıkları kızartma usulü yedik ben çok beğenmedim. Balık, salata, bir iki ufak meze 25 TL. Ayrıca abartıp arabası ile göl üzerinde patinaj çekenler bile var. Çıldır'daki  tek dileğim gün batımı hastası olarak güzel bir gün batımında Göl'ün fotoğraflarını çekmek idi.Ama maalesef tam o sıralarda hava bozdu, kar yağışı ve rüzgar başladı. Güzel bir şey çıkaramadan döndük :(

Çıldır Gölü'nde en sonunda soğuktan çıldırdım.


Karda yürümek, 3 saat kadar balık ve balıkçı fotoğrafı çekmek ve tabi ki yol beni çok yormuş olacak, gece Kars merkeze çıkıp fotoğraf çekme düşüncemi otel odasına girince direk bir sonraki geceye erteledim :(




Çıldır sonrası hemen yakınında (2 km)  bulunan Şeytan Kalesi'ne gittik.Ulaşmak için bir hayli yürümeniz gerekiyor. Ama karlı dağlara karşı manzarası oldukça güzel. Turizm Bakanlığı tarafından veya Belediye tarafından tam olarak kestiremedim  bir takım çalışmalar yapılmış. Korkuluklar, yönlendirme tabelaları mevcut. Geceleri de fotoğraftaki görülen lambalar yanıyorsa ne güzel. Hoş gece buralarda birileri olur mu o da ayrı bir konu. Kale muhakkak bir şeyleri koruyup, kollamak adına yapılmış ama hakkında çeşitli efsaneler yer almakta.

Yaz aylarında teknelerle geziliyormuş Göl. Kim bilir belki bir de yaz mevsiminde görürüz buraları ;)


Bireysel olarak gitmek istiyorsanız kış mevsimi nedeni ile dolmuş, otobüs yok gibi bir şey buraya.Bir arkadaşım için araştırmıştım sabahın çok erken saatlerinde merkezdeki otogardan Çıldır'a bir otobüs varmış fakat dönüş saatinden hatta dönüşünden emin olamadık:) En güzel yöntem araba kiralamak, bir taksici ile anlaşmak ya da Kars'ta bulunan yerel turizm acentelerinin programlarına bakmak.


Son dip not: Her an değişebilen hava için sıkı giyinin.Benim gibi beyaz tenli olanlar rüzgar ve soğuk nedeni ile kış yanığı olabilirler :)

1 yorum:

  1. Muhteşem fotoğraflar var. Ellerine sağlık. Çok iyi gezmişsin.

    YanıtlaSil