15 Kasım 2013 Cuma

Atatürk Arboretumu

Adını bir türlü telaffuz edemediğim ama sorana ''Atatürk Ormanı'' dediğim, Sarıyer'de bulunan güzide, adeta gizli cennet olan bu doğa harikası mekandan bahsetmek istiyorum sizlere.



Varlığını geçen sene bir fotoğraf grubunda paylaşılan fotoğraflarla keşfettiğim, İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi otoritesinde kurulmuş olan arboretumun ilk açılış amacı üniversiteye bağlı öğretim üyelerinin, öğrencilerin, yerli ve yabancı botanikçilerin yapacakları tüm incelemelere ön ayak olması, açık ve canlı bir laboratuar olarak hizmet verecek olması olmuş.



Arboretum ne demek derseniz mekanı ziyaret etmeden önce ufak bir araştırma sonucu öğrendiğim kadarı ile ağaçlar, ağaççık ve hatta çalı gibi odunsu bitkilerin yetiştirildiği botanik bahçe olarak tanımlanıyor.


Atatürk Arboretumu, 296 hektarlık bir alana Sarıyer'in Bahçeköy ilçesinde, Belgrad ormanı yakınlarında kurulmuş. Milli parkları aratmayan bir girişi bulunmakta.Geçtiğimiz senelerde sadece hafta içi belli günler ziyarete açıktı. Bu sene itibarı ile hafta sonları da ziyarete açılmış. Tabi giriş ücretli. Öğrenci ve Tam uygulaması var. Grup ziyaretlerinde sanırım indirim yapılıyor.Profesyonel fotoğraf çekimi yapacaksanız ayrı ücretlendiriliyor. Hele gelin&damat fotoğrafı çektirmek istiyorsanız fena bir ücret ödemek zorundasınız.Bu ücretlendirme tabi herkes buraya gelsin kafasında olmamış.Biraz esneme olsa, ücretsiz filan olsa mangalcılar burayı mahvedebilir.Girişte çantalar, eşyalar kontrol ediliyor zaten.Yiyecek götürmek yasak.


Gelelim mekan konusundaki izlenimime.Ben ormanlık alanları İlkbahar ve özellikle Sonbahar mevsiminde gezmeyi tercih ediyorum.Hazır burası da ziyarete açılmışken şu güzel mevsimdeki renk ahengini yaşamaya gidelim dedik kardeşimle beraber. Arboretum içerisinde Dünya'da görülebilecek hemen hemen her türe ait bitki, ağaç bulunmakta. Ağaçların önlerine ne ağacı olduğu Latince ve Türkçe olarak ufak levhalarla yazılmış.Onun haricinde herhangi bir bilgi yok.Botanik meraklılarının daha çok dikkatlerini çekeceğine eminim.Biz sadece renkleri ile veya ağaçların kendi içerisinde art arda oluşturdukları uyumla ilgilendik :)



Giriş itibari ile sağ ve sol tarafta göl var.Sağdaki gölet esasında daha ufak.Çevresindeki ağaçlarla, gölette yüzen kuğular ve ördeklerle güzel bir manzara oluşturuyor. Sol taraftaki patikadan gidecek olursanız daha büyük bir gölet sizi karşılıyor.Etrafında rengarenk, bizim gittiğimiz haftada ağaçların kırmızı renge yeni geçişleri ile güzel bir manzara oluşturuyordu bu bölge.Çeşitli yerlerde banklar var ve bu enfes manzaranın tadını biraz buralarda oturarak çıkarabilirsiniz. Girişte, ortada durduğunuzu düşünün bir sürü yukarıya doğru çıkan patikalar mevcut. Bol sarı yapraklı asfalt yollarda yürüyerek, art arda sıralanmış ağaçların gölgesinde tepelere doğru yürüyüşler yapabilir, güzel fotoğraflar çekebilirsiniz. Şöyle renkli şeyler giymenizi tavsiye ederim güzel ve sıcak fotoğraflar çıkıyor ortaya. Üşenmezsem eğer tekrar bu ay sonunda gitmeyi planlıyorum.Yapraklar iyice kırmızıya dönmüş olur ne güzel.


Son olarak Arboretum hakkında detaylı bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.


4 yorum:

  1. Süper bir yer gerçekten İstanbul da böyle yerlerin olması çok güzel bende yeni keşfettim kesinlikle tavsiye edebilirim.Ekim ve Kasım ayında ideal oluyormuş rengarenk yapısı o zamanlarda ortaya çıkıyormuş benim gibi fotoğrafçılıktan hoşlanan arkadaşlara veya doğa severlere duyrulur..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben iki defa gittim ve ikisinde de Sonbahar'da gittim. Mutlaka sonbahar'da ziyaret edin. Çok güzel oluyor :)

      Sil
  2. bir çok yenilik mevcut. fiyat değişikliliği de dahil.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 4 yıl oldu ben bu yazıyı yazalı, tabi değişmiştir :)

      Sil