22 Temmuz 2013 Pazartesi

Mardin'i tanımak

Mardin için gece gerdanlık, gündüz seyranlık derlerdi hep.Ben de son 1-2 senedir epey merak ediyordum bu güzide İlimizi. Yaptığım minik Güney doğu turunda en çok bu şehri merak ediyordum açıkçası. Öncelikle Mardin hakkında ufak bir bilgi vererek, daha sonra nerelere gidebileceğinizden, neler yiyebileceğinizden bahsedeyim.


Güneydoğu Anadolu Bölgesinin yukarı Mezopotamya bölümünde bir dağın tepesine kurulmuş olan Mardin, yüzyıllar boyunca bir çok devlete, millete, kavime ev sahipliği yapmış;  farklı dil, din, mezheplere bağlı İnsanların ''hoşgörü'' çerçevesinde iç içe yaşadığı bir şehir olmuştur hep. M.Ö. 4500'lü yıllar itibari ile Süryaniler, Sümerler, Akadlar, Babiller, Mitanniler, Asurlar, Bizanslılar, Araplar, Persler, Selçuklular, Arturlar ve son olarak Osmanlılar tarafından hakimiyet altına alınmıştır.Şu anda İnsanlar bir arada hoş görü içerisinde yaşamlarını Eski ve Yeni Mardin'de sürdürmeye devam ediyor.

Evet Mardin Merkez'den bahsedecek olursak ikiye ayırmamız mümkün. Eski Mardin ve Yeni Mardin olarak. Eski Mardin adından da anlaşılacağı üzere ilk yerleşim bölgesi.Eski taş yapı evler, tarihi binalar, çarşılar, abbaralar, hanlar ve dahası...Hepsi minik bir tepenin üzerinde. Yeni Mardin ise daha sonradan oluşan, klasik her yerde görebileceğiniz modernize beton binaların, bilmem kaç katlı evlerin olduğu, göçler sonrası İnsanların yerleştiği bölge.Burada gezilecek bir şey yok tabi.Sadece bir kaç restaurant önerildi bize.Ama zamanımızı burada harcamadık.Öncelikle Mardin  Merkez'de neler var ondan bahsetmek isterim.

Biz Kızıltepe ilçesinde kaldığımız için Mardin'e minibüs ile ulaştık.Yaklaşık 25 dk sürüyor.Zaten sizi Merkez'de bırakıyor minibüsler sonrasında rahatlıkla Mardin merkezi yürüyerek gezebilirsiniz.Çünkü tek bir ana caddesi var ve tüm gezilecek, görülecek, fotoğraflanacak yerler sağlı sollu olarak konumlanmış.


Caddenin başından başlayarak şuraları gezmeniz mümkün;

Ulu Camii, Zinciriye Medresesi, Kasımiye Medresesi, Sabancı Müzesi, Latifiye Cami, Mardin Müzesi, Kırklar Kilisesi, Fırfırlı Cami, Bakırcılar Çarşısı, Gazipaşa İlköğretim Okulu (Okul deyip geçmeyin, Mardin'e has taş yapısı ile çok görkemli duran bir okul), Tarihi Postane Binası, Deyrulzafaran Manastırı.

Bu arada mutlaka Mardin'i gece de görün, fotoğraf çekin.Not: O kadar çok fotoğraf var ki hepsini eklemek istiyorum!

Bir tek Deyrulzafaran Manastırı biraz uzakta.Tam olarak Mardin'in çıkışında sayılır. Dilerseniz yürüyerek, dilerseniz de bir taksi ile gidip gezebilirsiniz. (Merkeze 4 km kadar uzaklıkta) Bu Manastır'da da gruplar halinde sizi içeriye alıyorlar ve  10 dk kadar Süryani rehberler tarafından Manastır gezdiriliyor. Terası çok güzel.Buradan Mezopotomya manzarası enfes.Güzel fotoğraflar çekmek kaçınılmaz.





Benim tek gezemediğim yer maalesef Kasımiye Medresesi oldu.Pazartesi günü Medreseler, Manastırlar kapalı olduğu için gezemedik. Deyrulzafaran'a Pazar günü gitmiştim o yüzden gezebildim. Kasımiye'den gün batımını izlemek, fotoğraflamak içimde kaldı.Artık bir daha ki gidişimde ilk görevim bu olacak.


Mardin Kalesine doğru çıkarsanız, Mezopotamya manzarasının o uçsuz bucaksız görüntüsünü dilediğiniz gibi izleyebilirsiniz. Bu arada Mardin Kalesini gezmek yasak.Askeri bölge olduğu için Kale şu an stratejik bir konumda ve Mardin şehri oradan korunuyor.Hemen kale altında zaten Zinciriye Medresesi var. Zinciriyeye çıkmışken biraz daha yukarıya çıkarak manzaranın keyfine varabilirsiniz.


Bunlar dışında sonrası size kalmış.Bütün ara sokaklara, Bakırcılar çarşısına, Abbaralara girerek gezmeniz, sokaklarda kaybolmanızı tavsiye ederim.Fotoğraf çekmeyi de seviyorsanız güzel karelerle karşılaşacağınızdan eminim. Her yeri fotoğraf karesi çünkü. (Abbara; Paralel uzanan sokakları birbirine bağlayan geçitler)


Bu arada herhangi bir evin kapısını çalarak evleri gezebilirsiniz.İnsanlar çok yardımsever, misafirperver.Esnafı da aynı şekilde.Öğrenmek istediğiniz bir şey varsa hiç çekinmeyin, sorun.Yardımcı olmak için ellerinden geleni yapıyorlar.Taş yapıda olan otellerde mevcut merkezde.Dilerseniz bir otelin kapısını çalarak, gezmek için ricada bulunabilirsiniz.

Evet gelelim ne yenir, ne içilir, ne satın alınır kısmına.

Yemek için Rıdo Kebap'ı öneririm.Hemen merkezde ufak bir dükkan. Adana kebap tarzında minik minik şişlerde, satır kıymasından kebap yapıyorlar.En sevdiğim özelliği klasik, eski bir esnaf lokantası görünümünde olması, ve ayranı hala eski taslarda vermeleri :) İki kişi yine çok komik bir rakam ödeyerek kalktık buradan.



Onun dışında güzel bir akşam yemeği için Cercişli Murat Konağını öneririm.Manzarası zaten direk Mezopotamya. İlginç, yöreye has yemekler yemek istiyorsanız, mistik bir restaurant olarak tavsiye edebileceğim bir yer.

Bir şeyler içmek için ise bir sürü kafe mevcut merkezde. Seyr-i Mardin bize önerilmişti.Terası muhteşem.Ulu Cami'nin eşsiz minaresi, aşağıda Kasımiye ve uçsuz bucaksız Mezopotamya manzarası sizi bekliyor. Sütlü menengiç kahvesi içerek yorgunluğunuzu atmanızı tavsiye ederim :) Bir de Leylan Cafe'ye gittik.Burası özellikle Kürt yazarların, edebiyatçıların takıldığı, güzel bir kütüphanesi olan, minik bir kafe. Manzarası yok.Sadece ana caddeye bakıyor.Kütüphane kısmı çok güzel ama.


Tarçınlı badem şekeri, şekerli leblebiler hediyelik götürebileceğiniz şeylerden bir kaçı.Yine ana caddede bir kaç şekerlemeci görmeniz mümkün. Ve tabii ki Mardin'e özgü telkari... Takıya merakınız varsa mutlaka bir kaç dükkana girip, modellere bakabilirsiniz.Genelde fiyatlar dükkanlarda hemen hemen aynı.Mutlaka zevkinize ve bütçenize göre bir şey bulabileceğinizden eminim.Bakırcılar çarşısına giderek Mardin'e özgü Bakır işçiliğinin güzel örneklerinden de almanız mümkün olacaktır.Ben Anneme hediye olarak tepsi ve şekerlik aldım.Gerçekten çok güzel el işçiliği olan parçalar mevcut.Son olarak Mardin'in el yapımı sabunları meşhur.Hediyelik olarak renkli renkli bir sürü çeşidi var. Eşe dosta götürebilirsiniz.
Bunun dışında bir türkü gecesi tecrübemiz oldu ama türkü sevmeyen bir İnsan olarak çok zevk almadığımı belirtmek isterim.

Mardin'de gezilecek diğer yerleri de (araç gerektiren) bir sonraki yazılarımda anlatacağım.

İyi gezmeler!



5 yorum:

  1. Mardin gibi egzotik bir kenti çok güzel cümlelerle anlatmışsınız.

    YanıtlaSil
  2. Şimdilerde çatışmaların ufak ufak başladığı şehir. Merkez güvenli ama, Nusaybin çok kötü bir hâlde. Kızıltepe'de de hendekler kazıldığı söyleniyor.. Barış içinde yaşamak varken, bu kavga niye?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. haklısın. lakin kızıltepe sakin hendek felan kazdıkları yok , ben yaşıyorum burda burda sıkıntı yok çok şükür. İnşallah barış ve huzur gelecek Dua etmek lazım

      Sil