10 Haziran 2011 Cuma

Ayvalık-Cunda Adası-Kaz Dağları II.Bölüm

II. BÖLÜM- CUNDA ADASI


Ali Bey Adası olarak da bilinen ve Ayvalık'a çok yakın olan Kara'ya bağlanmış bu ada'yı da gezme fırsatımız oldu.Rehber'in bize vermiş olduğu 3-4 saatlik serbest zamandan faydalanarak gezmeye ve Ada'ya dair ne varsa yemeye karar verdik.


Rum ve Türklerin bir arada yaşadığı, eski tip ahşap ve şirin evlerin bolca bulunduğu, mimarisine bayıldığım bir çok ev, pansiyon, butik otel vardı Cunda Adası'nda. Ev'lerin her yerinde rengarenk çiçekler resmen içinizi açıyor.Ufak ve daracık sokaklarını gezmeye başladık Cunda'nın.Bizim gittiğimiz tarih'te henüz sezon açılmadığı için bir çok dükkan ya tadilatta ya da kapalı idi.


İlk olarak Ada'da bulunan 8 kiliseden günümüze kadar ayakta kalabilmiş ve diğerlerine göre iyi durumda olan(buraya bir soru işareti koymak istiyorum.) Taksiryannis Kilisesi'ni görmeye gittik.Kilise'nin kapılarına kilit vurulmuş ve yalnızca dışarıdan mimarisine bakabiliyorsunuz.Son derece bakımsız, içerisine kuşlar, bilimum örümcekler yuva yapmış ve harabe görüntüsüne kavuşmuş bir kilise, Taksiryannis Kilisesi
Daha Sonra ara sokaklarda gezmeye ve evlerin güzellikleri arasında kaybolmaya başladık.




Cunda Adası'nda sahile doğru inerken ufak bir çarşı var.Burada bilimum hediyelikler, takılar, magnetler, rozetler bulmak mümkün.Çok güzel şeyler var gerçekten.Gittiğiniz yerlerden hatıra adına bir şeylerden alanlardansınız 3-5 tl'ye çok güzel cici şeyler almanız mümkün.


Biraz da sahil gezisi yapalım dedik ve karnımızın da acıkması ile meşhur olan Ayvalık tostuna saldırdık.Şu aşağıdaki görüntü ne güzel yahu değil mi?



Sahil'de bir çok kafe, restoran var fakat hepsinde de aynı şeyleri bulmak mümkün.Biz en meşhur olanına Taş Kahve'ye gittik.İçerisi eski köy kahvesi kıvamında bir yer.Okey ya da kağıt oynayan amcalar var.Dışarıda ve sahil kenarında ise oturma yerleri mevcut.




Kahve için, bira için.Sonra biraz dinlenip çay için.Ama o manzara karşısında mutlaka bir şeyler için :)



Ayrıca Sakızlı dondurma mutlaka denenmesi gereken bir tat.Kızarmış dondurma da mevcut fakat ben seçimimi sakızlı'dan yana kullandım ve de pişman olmadım.


Alternatif olarak Balık yiyebilirsiniz.Papalina en meşhur balığı.Bir daha ki ziyaretimizde deneyeceklerimiz arasında :)


Bu arada Sahil kısmında bulunan el sanatları icra eden engelli bir amcanın dükkanı'na gittik.Gerçekten inanılmaz güzel biblolar, tablolar yapıyordu.Fiyatlar biraz tuzlu fakat o işçiliğe de değeceğini düşünmedim değil.


Nihayetinde Cunda'yı da 3 saatte tamamlamış olduk.Yaz aylarında yine bir hafta sonu gitmek istiyorum :=)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder